YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17983
KARAR NO : 2013/364
KARAR TARİHİ : 15.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Emanetin 2006/45 sırasında kayıtlı eşyanın akıbeti hakkında bir karar verilmemiş ise de mahkemesince zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın yanında çalıştığı işyeri sahibi olan katılanla hukuki bir anlaşma yapmak suretiyle ve karşılığında senet tanzim ederek işyerini katılandan devraldığı görüntüsü verip katılanın iş yerinin terkini vermesinden sonra, devir işlemi neticesinde tanzim edilen senetleri hukuka aykırı olarak, katılanın iradesini senetleri ödeyeceğini beyan ederek fesada uğratarak elinden alıp imha ettiği ve zarara uğrattığı gerekçesiyle dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununda cezaların içtimaının düzenlenmediği gözetilmeden sanığa sonuç olarak tayin edilen 10 ay hapis ve 4 gün karşılığı adli para cezasının TCK.nun 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 304 gün üzerinden hesap edilerek 6.080 lira adli para cezasına çevrilmesine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 8 nolu bendinin çıkartılarak, yerine “5237 sayılı TCK. nun 50/1-a, 52/2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasının günlüğü 20 liradan 6.000 lira seçenek yaptırım adli para cezasına, 4 gün karşılığı adli para cezasınında TCK.nun 52/2. Maddesi uyarınca 80 lira adli para cezasına çevrilmesine” bendi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.