YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13981
KARAR NO : 2013/19645
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2011 gün ve 2010/252-2011/108 sayılı kararı onayan-bozan Daire’nin 02/05/2013 gün ve 2011/10234-2013/8833 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı karşı davalı vekili, davalı şirketin “BAYBON” ibareli 2008/64423 sayılı 30 sınıf için yaptığı başvuruya müvekkilinin 2005/06745 sayılı 29 ve 30 sınıflarda tescilli “taybon” ibareli markasını mesnet göstererek yaptıkları itirazın Markalar Dairesi ve nihai olarak da TPE YİDK tarafından reddedildiğini, ancak müvekkilinin markası ile davalının markasının görsel-işitşel olarak benzer olduğu gibi kapsadığı ürünlerin de benzer olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nun 2010/M-3211 sayılı kararının iptali ile başvurunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı karşı davacı vekili, müvekkilinin 2001/27074 sayılı BONBON, 2004/12754 sayılı bon tart, 2002/2519 sayılı CAFEBON, 2002/10413 sayılı MİNİBON, Ülker bon bon, Ülker as bonbon, pitibon, pötibon vb. ibareli “BON” esas unsurlu çok sayıda seri markaları bulunduğunu, müvekkilinin bon unsurlu marka tescillerinin davacı karşı davalıdan önce olduğunu, davalının sonradan tescilli 2005/06745 sayılı “taybon” ibareli markasının müvekkilinin markaları ile karışıklığa neden olacağını, müvekkilinin seri markalarından biri zannedileceğini, işletmeler arasında bağ olduğu düşünüleceğini, karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, davacı karşı davalı adına tescilli 2005/06745 sayılı “taybon” ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş, asıl davanın da reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı karşı davacının 2008/64423 sayılı “BAYBON” ibareli marka başvurusunun 30. sınıftaki mal ve hizmetleri kapsadığı, bu sınıfın tamamının davacı karşı davalı şirketin 2005/06745 sayılı “taybon” ibareli markasının kapsamında aynen yer aldığı, karşı dava yönünden değerlendirildiğinde de 29 ve 30. sınıfın davalı karşı davacı …Ş.’nin 2001/27074 sayılı BONBON, 1993/90538 sayılı besler şokobonbon, 2004/12754 sayılı bontart, 2002/583 sayılı bon cafe, 2002/10413 sayılı minibon vb. markaları kapsamında bulunduğu, davacı karşı davalının “taybon” ve davalı karşı davacının “baybon” ibareli markaları tek kelimelik sözcük markaları olup sözcüklerin bilinen anlamlarının bulunmadığı, her iki marka arasında “BON” ekinden oluşan son üç harfte benzerlik bulunmasına karşı “BON” ekinin gıda sektöründe çok rastlanan ve “BONBON” sözcüğünü telmih eden bir son ek niteliğinde olduğu, benzer olan bu kısmın zayıf ayırtedici gücü nedeniyle tüketicilerin genel intiba ve bütüncül bakış açısıyla taraf markalarını karıştırmayacağı, karşı davada davalı karşı davacı …Ş.’nin daha önce tescilli “BONBON, Besler şokobonbon, bon tart, boncafe, minibon, pitibon” gibi markalarının varlığı karşısında davacı karşı davalı şirketin “taybon” unsurlu markasının tescil edilmiş olmasının karıştırılma tehlikesi yaratacağı ileri sürülmüş ise de söz konusu markalar arasında sadece “BON” ekinden ibaret benzerlik ve kısmi sescil benzeşme bulunduğu, fakat “bon” eki gıda sektöründe çok sık rastlanan ve daha çok BONBON sözcüğünü telmih eden tanımlayıcı bir son ek olarak zayıf ayırt edicilik gücü nedeniyle tüketicilerin umumi intiba ve bütüncül bakış açısıyla taraf markalarını karıştırmayacağı, davacı karşı davalı şirketin 2005/06745 sayılı taybon markasının tescil tarihi 21.04.2006 tarihi olup dava tarihi itibariyle 5 yıla yakın zaman geçmesine rağmen markaların karıştırıldığına dair somut iddiada dahi bulunulmadığı, zaman içerisinde davacı karşı davalı markasının davalı karşı davacının markaları ile birlikte varlığını sürdürerek barındığı, “Bon” unsurlu son ekten de bağımsızlaşarak karşı davacı markalarıyla benzeşmeyecek ve karıştırılma ihtimaline yol açmayacak ölçüde ayırt edicilik gücüne ulaştığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine dair tesis edilen karar, davalı TPE dışındaki taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nIn 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.