Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18012 E. 2013/297 K. 15.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18012
KARAR NO : 2013/297
KARAR TARİHİ : 15.01.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık hakkında verilen cezanın TCK’nun 62/1.maddesi ile 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına indirilmesine rağmen hükmün 2.bendinde 1 yıl 2 ay 22 gün hapis cezası olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek bir maddi hata kabul edilerek bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Gerçeğin tüm yönleriyle açığa çıkartılması amacıyla, haklarındaki soruşturma dosyaları ayrılan … ve …’ın açılmış ise dava dosyaları getirtilip incelenmesi ve birleştirilememeleri durumunda bu davayı ilgilendiren delil ve belgelerin onaylı birer örneklerinin dosyaya intikal ettirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi,
2- Tanık olarak dinlenen …’in CMK’nun 48 ve 49 ncu maddelerindeki hakları hatırlatılıp sorulmadan dinlenmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3-5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fırasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.