YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1117
KARAR NO : 2012/11129
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar …, … O ve …’un yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’nın atılı suçtan, diğer sanıkların eylemlerinin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyetlerine dair Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.09.2009 gün ve 2007/34 Esas, 2009/106 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istenilmesi ve incelemenin de sanıklar müdafileri tarafından duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle 04.04.2012 Çarşamba günü saat 14:00’e duruşma günü tayin olunarak sanık … müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan çağrı kağıdına rağmen sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıklar … ve …’a tayin edilen cezaların miktarlarına göre, sanıklar … ve … müdafilerinin duruşma istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin adları geçen sanıklar yönünden de duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulması gerektiği gözetilmeden, usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna itibar edilerek TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebebden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.