YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17960
KARAR NO : 2013/265
KARAR TARİHİ : 15.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın yargılaması devam eden çek iptali dosyasında hukuki yardım almak üzere gittiği avukatlık yapan şikayetçinin bürosunda tanıştığı tanıklar …ve … ile silahlar hakkında konuşmaya başlaması, silahlara düşkün olan tanık …’e gümüş kaplama bir silah bulabileceğini söyleyerek telefon açtığı birinden silahı getirmesini istemesi, bir süre sonra yeniden telefonla görüştüğünde silahın geldiğini söyleyerek tanık … ile silahı getirmek üzere bürodan ayrılmaları, tanık …’nın annesini karşılamak üzere sanığın yanından ayrılmasının ardından sanığın büroya dönerek tanık …’e silahın hazır olduğunu, 1.000,00 TL’ye anlaştığını, kendi üzerinde 600,00 TL para bulunduğunu, 400 TL vermesi halinde silahı hemen alabileceklerini söylemesi, tanığın üzerinde parasının bulunmadığını, ertesi gün parayı hazır edebileceğini söylemesi üzerine sanığın para bulmak üzere birilerine telefon açması ve karşıdan olumsuz cevap geldiği şeklinde hareketler sergilemesi, tanık …’e karşı sevgi ve saygısı bulunan şikayetçi avukat …’in tanığın işinin görülmesi için 400,00 TL parayı çıkararak sanığa vermesi, sanığın 100,00 TL de mermi almak için istemesi üzerine şikayetçinin bu parayı da çıkararak toplamda 500,00 TL’yi tanık …adına sanığa vermesi, parayı alıp silahı getirmek üzere bürodan çıkan sanığın ortadan kaybolması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.