Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/885 E. 2021/16359 K. 21.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/885
KARAR NO : 2021/16359
KARAR TARİHİ : 21.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi

Dava, iş kazasından sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilinin istinafa başvurması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içersinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I- İSTEM:
Davacı vekili 20.01.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20.11.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 10.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden … ile ilgili olarak pasif husumet ehliyeti itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu olay ile ilgili davacı yan zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten sonra 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde … köyündeki maden ocağında yer altında çalışırken 20.11.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda ağır yaralandığını iddia etmiş ise de dava konusu iş kazası olduğunu iddia ettiği olayın nasıl gerçekleştiğine dair bir açıklamada bulunmadığını, dava konusu edilen ve iddia olunan olayın nasıl gerçekleştiğine dair SGK tarafından yapılmış bir müfettiş incelemesi ya da savcılık soruşturması olmadığını, davacı tarafından %21 malul kaldığı iddia edildiğini ve dilekçenin 3. Bendinde iddia ettiği şekilde %21 malul kalan bir kişinin tekrar yer altında maden işçiliği yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bununla birlikte SGK tarafından davacıya yapılmış bir ödemenin ya da bağlanan maaş var ise bunun dosyaya celbi gerektiğini, destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararların kısmen veya tamamen rücu edilmeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemeyeceğini, zarar veya tazminattan indirilemeyeceğini, hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile arttırılıp azaltılamayacağını, yapılan ödeme söz konusu ise işbu madde hükmü uyarınca hesaplanabilecek tazminattan indirimi gerektiğinin açık olduğunu, akdi halde davacının davasının reddi gerektiğinin açık olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkili … hakkındaki pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine, asılsız, soyut, yasal dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı iddia ve beyanlara dayalı olarak açılmış işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; “Davanın kısmen kabulü ile;
1-102.882,52 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince “Gerekçeli karar davacı vekiline 12/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davacı taraf süresinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunmamıştır. Davacı vekilinin doğrudan Dairemize gönderdiği 26/8/2020 tarihli dilekçesi de süresinden sonradır. Bu nedenle istinaf kanun yolu sebepleri ve gerekçeleri süresinde bildirilmediğinden, istinaf incelemesi yalnızca kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı olarak yapılmıştır. Buna göre yapılan incelemede kamu düzenine bir aykırılık da tespit edilmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.” Gerekçesiyle “1-Davacı tarafça İstinaf kanun yoluna başvuru sebepleri ile gerekçelerinin süresinde gösterilmediği ve davada HMK’nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine bir aykırılık da bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvuru talebinin esastan reddine,
2-Alınması gerekli 8.735,65 TL istinaf karar harcından peşin alınan 777,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.957,88 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: Adli tatil dikkate alındığında istinaf başvurusunun süresi içerisinde yapılmış olduğunu, İş kazası sonucu malul kalan davacı işçinin % 21 maluliyet oranına göre maddi zararı 102.882,52TL. olarak hesaplandığını, oysa yargılama aşamasında aldırılan ATK 3. İhtisas Dairesi’nin raporuna göre davacı işçinin maluliyet oranının % 39 derecesine yükseldiği tespit edilmiş olup buna göre maddi zararın 177.718,49TL olarak hesaplandığını, aldırılan maluliyet ve hesap bilirkişi raporlarından sonra dava dilekçemiz % 39 maluliyet derecesine ve tespit edilen 177.718,49TL maddi zarara göre ıslah edildiğini, hal böyle iken sayın ilk derece mahkemesi yanılgılı bir hukuki değerlendirme ile % 21 maluliyet oranının davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesi ile haklı dava ve ıslah taleplerinin 102.882,52TL’lik kısmının kabul edilip, fazlaya dair taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, ilk maluliyet oranı, kesinleşmemiş ve değişmesi hallerinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurmayacağını, Davacı işçi lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının da çok az olduğunu, olayın ve zararın önem ve vahameti, davalıların müştereken mali durumları, paranın satın alma gücünün azlığı karşısında makul miktarda talep ettiğimiz 50.000,00TL manevi tazminatın kabulüne karar vermek gerekirken ancak yarısı olan 25.000,00TL’na hükmedilmesinin de usul ve yasa ile hakkaniyete açıkça aykırı olduğundan bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenleriyle kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebeplere göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- 6100 sayılı HMK nun 8. Kısmının 1. Bölümünde yer alan “ İstinaf Bölümünün” Ön İnceleme başlıklı 352.maddesinde:
“(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:
a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması
b) Kararın kesin olması
c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması
ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi
d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi
(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.
(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.”
Aynı Kanunun “Duruşma Yapılmadan Verilecek Kararlar” başlığını taşıyan 353.maddesinde:
(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;
a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:
1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.
2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.
3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması,
4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.
5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, karar verilmiş olması.
6) (Değişik bent: 22.07.2020 – 7251 S.K./35. md)  Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.
b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;
1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,
2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,
3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya (Ek ibare: 22.07.2020 – 7251 S.K./35. md)   yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” Düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, ilk derece mahkemesi kararının davacı vekiline 12.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, yasal istinaf süresi geçtikten sonra davacının 26.08.2020 tarihinde istinaf dilekçesi sunması nedeniyle, davacının istinaf başvurusunun ön incelemeyi müteakiben süreden reddi gerektiği açıktır. Nitekim Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde de bu yöne ilişkin tespite yer verilmesine karşın; HMK’nun 355. Maddesi kapsamında kamu düzenine aykırılık nedeniyle istinaf incelemesi yapılarak yazılı şekilde istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi bu nedenle de davacının istinaf için yatırdığı harcın istemi halinde iade edilmesi gerekirken bu yönde hüküm tesis edilmemesi; öte yandan da davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmamasına nedeniyle aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilemeyecek olmasına karşın; yazılı şekilde aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile HMK 369.maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırılıklar da gözetilerek, … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı bozulmalıdır.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/2668 E- 2020/2295 K sayılı kararının
A) Gerekçe kısmının silinerek yerine:
“Dava iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Gerekçeli karar davacı vekiline 12.07.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davacı taraf süresinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunmamıştır. Davacı Vekilinin doğrudan Dairemize gönderdiği 26.08.2020 tarihli dilekçesi de süresinden sonradır. Bu nedenle istinaf kanun yolu sebepleri ve gerekçeleri süresinde bildirilmediğinden, 6100 sayılı HMK’nunun 352/1-c maddesi gereğince istinaf incelemesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.” Rakam ve sözcüklerinin yazılmak suretiyle,
B) Hüküm kısmının 1,2,3, bentlerinin silinerek yerine:
“1- Davacı tarafça İstinaf kanun yoluna başvuru sebepleri ile gerekçelerini süresinde göstermediği için 6100 sayılı HMK’nun 352/1-c. maddesi gereğince istinaf başvuru talebinin süreden reddine,
2- Davacı tarafından istinaf başvurusu esnasında tahsil edilen istinaf karar harcının istem halinde davacıya iadesine,
3- Kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, istinaf başvurusu için yatırılan avanstan tebliğ için yapılacak masraflar düşüldükten sonra artan kısmın ilk derece mahkemesi gider avansı ile beraber taraflara iadesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.