Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10043 E. 2021/16634 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10043
KARAR NO : 2021/16634
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamından sonra yapılan yargılamada ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dava, davacının 01.01.2005 – 02.11.2005 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece dairemizin 26.11.2013 tarihli bozma ilamına uyularak, davalının bordrolu eski eşi, muhasebe çalışanı ve davacının iki akrabası tanık olarak dinlenmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından kolluk birimlerine yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda; komşu işyerlerinin sadece isimleri tespit edilmiş ancak davacıyı tanıyan ve bilene rastlanmadığı bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece komşu işyerleri hususunda araştırmayı genişletmek ve Kurum, vergi dairesi, belediye, apartman veya işhanı yönetimi gibi kamu ve özel kurumlar aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanları tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
2- Mahkeme gerekçeli kararında yer alan “Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklindeki kısım 08.06.2021 tarihli ek kararla “Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.980,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara (davalı … yönünden 1.200,00 TL ile sınırlı olmak üzere) verilmesine” olarak düzeltilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün tashihi” başlığını taşıyan 304. maddesinde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece kendiliğinden veya taraflardan birinin istemi üzerine düzeltilebileceği belirtilmiş, “Hükmün tavzihi” başlıklı 305. maddesinde, hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği açıklanmıştır.
HMK 304. maddede kararın tebliğinden sonra taraflar dinlenmeksizin, yine anılan yasanın 305. maddesinde taraflara davetiye çıkartılarak karar verilmesi gereklerine yöntem olarak uyulmadığı gibi, yine 305. maddenin son fıkrası kapsamında, tashih suretiyle hükmün sınırlandırılmasının ya da genişletilmesinin veya değiştirilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında yazılı şekilde yapılan değişikliklerin maddi değil hukuki hataya dayandığı anlaşıldığından isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.