YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17988
KARAR NO : 2013/360
KARAR TARİHİ : 15.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın başlık bölümünde, suç yeri gösterilmeyerek, 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılana ait giyim mağazasına katılanın olmadığı sırada giderek mağazada bulunan katılanın kızına, toptancıları olduğunu, eski kotlar ile yeni kotların değiştirilmesi için eski kotları kendisine vermesini istediği, katılanın kızının katılanı telefonla arayarak durumu anlattığı ve konuşması için telefonu sanığa verdiği, katılanın sanığa kot bırakmamasını söylediği, ancak sanığın katılanın kızına babasının kotları vermesini istediğini söyleyerek kotları alıp gittiği olayda mahkemenin “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Adli para cezasının tayininde, bir günün karşılığı olan miktarın takdirinde uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 51/1-a ve (3) maddesi olarak gösterilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinde belirtilen belirli haklardan yoksun bırakma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden TCK’nun 53/1.maddesinin (a) bendindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,aynı yasanın 53.maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, fakat, bu aykırılıkların, yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından,adli para cezasının tayinine ilişkin kısımdaki uygulama maddesinin çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK.nun 52/2.maddesi” olarak yazılmak ve 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53.maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.