Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/7560 E. 2013/19802 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7560
KARAR NO : 2013/19802
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2011 tarih ve 2009/66-2011/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin eğitim alanında faaliyet gösterdiğini, Aydınlar ibaresinin 1998 yılından beri ticaret unvanı olarak kullanılmakta olduğunu, 2000/04963 sayılı AYDINLAR EĞİTİM KURUMLARI ŞEKİL ÖZEL AYDINLAR KOLEJİ markasının tescilli olduğunu, söz konusu markanın ayırt edici unsurunun AYDINLAR ibaresi olduğunu, bu marka ile ana sınıfı, ilköğretim okulu, lise ve kolej kurulması için inşaat çalışması yapılmakta olduğunu ilerleyen dönemlerde üniversite de kurmayı düşündüklerini, davalı üniversitenin 2003 yılında ANADOLU BİL MESLEK YÜKSEK OKULU olarak kurulduğunu, 2007 yılında bugünkü unvanını aldığını, üniversite olarak hizmet vermekte olduğunu, dava konusu marka başvurusunun yayınına itiraz ettiklerini, davalı şirket markasındaki asıl unsurun AYDIN ibaresi olduğunu, itirazlarının kabul edilerek dava konusu markanın 41. Sınıf için reddedildiğini, davalı üniversitenin bu karara itirazı üzerine dava konusu YİDK kararıyla red kararından dönüldüğünü, 556 sayılı KHK’nın 8(1)(b) maddesi gereğince dava konusu markanın reddinin gerektiğini, müvekkil markasının ayırt edici unsurunun AYDINLAR, dava konusu markanın ayırt edici unsurunun da AYDIN olduğunu, AYDIN ibaresinin müvekkil şirket ortaklarının soyadı olduğunu, müvekkil markasınıntanınmış marka olamamasının red gerekçesini ortadan kaldırmayacağını, davalı üniversite ile müvekkilin faaliyet alanlarının aynı olduğunu, AK ibaresinin Aydın Kurumlarının kısaltması olduğunu iddia ederk, dava konusu YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu söyleyerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı AKEV’in 1995 yılında kurulduğunu, bu vakfın 2003 yılında YÖK’e başvurarak Anadolu Bil Meslek Yüksekokulu’nun kurulmasını talep ettiğini, 26.09.2003’te YÖK Başkanlığınca verilen kararla söz konusu okulun kurulduğunu, 2004-2005 öğretim yılında okulun eğitim-öğretime başladığını, doğrudan YÖK Başkanlığı’na bağlı olacak İstanbul Aydın Üniversitesi’nin kuruluş çalışmalarının yapılarak YÖK’e önerildiğini, önerinin kabul edilerek 18.05.2007’de Resmi Gazete’de yayınlanan kanunla üniversitenin kurulduğunu, fakülte, yüksekokul ve enstitüler ile araştırma merkezleri bulunduğunu, üniversitede birçok panel düzenlendiğini, davacı şirket markasının logosunun farklı olduğunu, bütün olarak markaların benzer olmadığını, davacı markasında AK ibaresinin ön planda olduğunu, Aydın ibaresinin zayıf bir ibare olması nedeniyle, ortak olmasının benzerliğe etkisi olmadığını, internetten yapılan araştırmada, davacı markasına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadığını, 1998’den bu yana markasını kullandığı iddiasının gerçekçi olmadığını, fiili kullanıma ilişkin bir delil sunulmadığını, Aydın unsurlu başka markaların da tescilli olduğunu, davacı markasının banka logosunu andırdığını ve sunduğu hizmetle özdeşleşmediğini, müvekkilin ulusal ve uluslararası sözleşmeleri bulunduğunu, eğitim portföyünün genişliğinin bu belgelerden anlaşılabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davalı başvurusunun davalıya ait markaya toplu olarak bıraktığı umumî intibâ itibariyle ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzediğinden bahsedilemeyeceği, davacı markasında yer alan AYDIN ibaresi, davalıya ait başvuruda yer alıyorsa da, davalının bu kullanımı, redde mesnet alınmaya çalışılan davacıyla ait markanın ayırt ediciliğini sağlayan imaj devrini temin edecek biçimde değil, diğer bir çok ayırıcı unsurla ve şekille birlikte bambaşka bir anlam, kompozisyon ve içerikte bulunduğu, malların/hizmetin alıcısı/yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici kitlesinden hiç birinin, malların/hizmetlerin ekonomik önemine göre ayırabileceği alım/yararlanma süresi içerisinde, davacıya ait markayı taşıyan emtialardan/hizmetlerden almak/yararlanmak isterken, davalı başvurusunun konusu olan işareti taşıyan emtiaları/hizmetleri satın alma/yararlanma olasılığı bulunmadığı,her birinin hafıza ile göz ve kulakta bıraktığı etkinin farklı olması sebebiyle malların alıcısı yahut hizmetlerin yararlanıcısı durumundaki kişilerin, hemen iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlayabilecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı şirket yetkilisinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı şirket yetkilisinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı şirket yetkilisinden alınmasına, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.