YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9065
KARAR NO : 2021/16108
KARAR TARİHİ : 15.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 01/01/1987 – 15/04/2012 tarihleri arasında …’nde garajda, temizlik ve fen işlerinde şoför olarak çalıştığını, sigortasının yapıldığını ve primlerinin ödendiğini bildiğini, 15/04/2012 tarihinde Milli Eğitim Müdürlüğü’ne geçtiğini, ancak emeklilik işlemleri için 1988/2 dönemi 16 gün, 1988/3 dönemi 18 gün, 1989/1 dönemi için 30 gün, 1993/1 dönemi 118 gün, 1993/2 dönemi 10 gün, 1994/1 dönemi 128 gün, 1994/2 dönemi 120 gün, 1994/3 dönemi 120 gün sigortasız olarak toplam 560 gün puantajlı çalışmış olduğunu bildirdiğini, 1987 yılında işe başladığı halde bu yıla dair hiç bir gün gözükmediğini bu nedenlerle 01/01/1987 – 15/04/2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hak düşürücü sebep ile reddedilmesi gerektiğini, davanın yetkisizlik sebebi ile de reddedilmesi gerektiğini, … İş Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu dönemlerde herhangi çalışmasının olmadığını, sigorta başlangıcının Keskin Belediyesinde 01/11/1987 olduğunu, davacının bu tarihte başlayan sigortalılığı ayrıldığı tarih olan 1989/1.döneme kadar olan sigortalılığı kuruma bildirildiğini, davacının çalştığını bildirdiği prim ekstraları kurum kaydında bulunmadığını, kurum kayıtlarında yer almayan belgelerin geçerliliği yasal olarak mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “….Davacı hizmet cetveli incelendiğinde, 01/05/1989 tarihinden 31/12/1992 tarihine kadar farklı iş yerlerinde çalışmalarının olduğu anlaşılmış olup, bu durum davacının 07/10/2019 tarihli duruşmadaki beyanları ile de uyuşmaktadır.
Dosyada mevcut bordro kayıtları incelendiğinde davacının hizmet cetvelinde geçmeyen ancak bordroda yer alan 1030 iş yeri sicil numaralı … Belediye Başkanlığında 1993/1 dönem ve 1994/1 dönem çalışmalarının olduğu anlaşılmaktadır.
… Belediye Başkanlığının 08/11/2019 tarihli yazılarından davacının hizmet cetvelinde bulunmayan ancak Belediye Başkanlığı kayıtlarında yer alan 1994/1, 1994/2, 1994/3 döneme ait çalışmalarının olduğu bildirilmiştir.
Daha önce dinlenen ancak beyanları arasında çelişki bulunan tanıklar tekrar dinlenmiştir.
Dosyanın geldiği aşama ve yargılamada geçen süre ile gereksiz emek ve zaman kaybına neden olmamak açısından dosya bilirkişiye verilmeden de karar verilebileceği anlaşıldığından bilirkişi raporu alınmadan karar verilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından bu husus dikkate alınarak karar verilmiştir. (Yargıtay 21. HD. 2019/3274 E, 2020/2263 K.)
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu harçtan muaf olduğundan ilgili kurumdan harç alınmamıştır.
Dosya bir bütün olarak incelenmiş, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle davacının … Başkanlığında 01/01/1987 ile 30/04/1989 tarihleri arasında ( bu tarihler dahil ) ve 01/01/1993 ile 31/03/2011 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) sigortalı olarak çalışmış olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, tanık beyanlarındaki çelişkinin giderilemediğini, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Belediye vekili istinaf dilekçesinde, tanıkların soyut ve çelişkili beyanlarına itibar edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, tanık beyanlarındaki çelişkinin giderilemediğini, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Belediye vekili istinaf dilekçesinde, tanıkların soyut ve çelişkili beyanlarına itibar edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davalılar vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, “ karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalılar vekilleri davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dosyada, davacı dava dilekçesinde 01/01/1987 – 15/04/2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespit edilmesini talep etmiş, 09.12.2019 tarihli duruşmada davacı asil,1987 yılının birinci ayından 1989 yılının Nisan ayının sonuna kadar davalı Belediyede çalıştığını,1989 yılı Mayısın başından 1991 yılı sonuna kadar Belediyede çalışmadığını,bundan sonra 1992 yılı Ocak ayında belediyede tekrar işe başlayıp Milli Eğitim Bakanlığına geçene kadar 2011 yılı Mayıs veya Haziran ayına kadar belediyede kesintisiz çalıştığını, 1990-1991 ‘de Keskin Hindicilikte çalıştığını beyan etmiştir. Davacının hizmet cetveli incelendiğinde ise, 01.11.1987-11.06.1989 arasında davalı … Belediye Başkanlığının 8955 sicil no.lu işyerinden kısmi bildirimlerinin olduğu,08.05.1991-92/1. Dönem arası dava dışı Keskin Hindicilik Üret.İst.Müd.’nün 300 ve 5961 sicil sayılı işyerlerinde, yine, tekrar davalı Belediyede çalışmaya başladığını belirttiği 1992 yılı içinde ise 92/1. dönem dışında 03.08.1992-31.12.1992 tarihleri arasında da dava dışı…Hindicilik Ür.İstasyon Müdürlüğünün 300 sicil sayılı işyerinden bildiriminin olduğu gözetildiğinde, davacının talebinin bildirim dışı sürelerin tespitine yönelik olduğu anlaşılmakla; Mahkemece, 01.01.1993 sonrası kabule konu süreler bakımından işverenlik sıfatı araştırılarak belirlenmeli; dava dışı diğer işverenlerin de HMK 124. maddesi gereğince davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanarak infaza elverişli karar verilmesi gerekmektedir.
Kabule göre de, tespite konu sürelerin ve ilişkin olduğu dönemlerin infaza elverişli şekilde gösterilmemiş olması da isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 15.12.2021 gününde karar verildi.