Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/13260 E. 2013/15125 K. 06.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13260
KARAR NO : 2013/15125
KARAR TARİHİ : 06.09.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/03/2012 tarih ve 2011/198-2012/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Yurt Tic. ve Kredi Bankası A.Ş.’yi temsilen İng Bank A.Ş.’den borcu üstlenen TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Yurtbank A.Ş.’nin yoğun reklam kampanyasının etkisiyle bankanın … şubesinde değerlendirilmek üzere toplam 18.050,00 TL’yi banka personelinin telkini sonucunda off-shore hesabına yatırdığını, Türkiye’de Off-Shore bankalarının ödeme yapamayacak şekilde ekonomik çıkmaza girmesi sonucunda paranın davacıya ödenmediğini, İstanbul 8. Ağır Ceza Mah.’nin 2005/102 Esas, 2005/100 Karar sayılı dava dosyasına müvekkilinin müdahil olarak katıldığını, banka yetkilileri hakkında ceza kararı verildiğini, Yurtbank A.Ş.’nin ING Bank olduğunu ve ING Bank’ın TMSF’ye devreden önceki borç ve alacaklarının TMSF sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek, 7.050,00 TL’nin 11.10.1999 tarihinden, 11.000,00 TL’nin ise 01.11.1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereğince reeskont faizi ile birlikte, 4.000,00 TL manevi tazminatın ise 01.11.1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 2/1 maddesi uyarınca yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 15/12/2011 tarihli oturumda sunduğu ıslah dilekçesi ile reeskont faizi talebini avans faizi şeklinde ıslah ettiğini bildirmiştir.
Davalı İNG Bank A.Ş. vekili, davalı banka ile Yurt Off-Shore’un farklı tüzel kişiler olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle husumet ve zamanaşımı nedeniyle reddini, esasa ilişkin olarak ise davacının daha fazla faiz getirisi sağlayan kıyı bankacılığını tercih ettiğini, nimetine sahip çıkıp külfetini kabul etmediğini ve bu duygunun adalete uygun düşmediğini, davacının kendisinden beklenen özeni gerekli araştırmayı yapmayarak göstermediğini, davalı bankanın Off-Shore nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisi bulunmadığını savunarak davanın reddini, talebin kabulü halinde vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava dilekçesinde belirtilen miktarları yine dava dilekçesinde açıklanan tarihlerde hesaba yatırdığı, davalı İNG Bank’ın öncesi itibariyle Yurt Bank ve arkasından Oyak Bank ve son olarak İng Bank olduğu, Yurt Bank sorumlularının Off-Shore hesapları nedeniyle İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/102 Esas, 2005/100 Karar sayılı dosyasında yargılandıkları ve ceza aldıkları, davacının bankaya yatırdığı paranın kendisine ödenmemesi nedeniyle bir zarara uğradığı ve bankanın eyleminin haksız fiil niteliği taşıdığı, davacının 7.050,94 TL mevduatı 11.10.1999 tarihinde, 11.000,00 TL tutarındaki mevduatı 01.11.1999 tarihinde yatırdığı böylelikle faizin başlangıcı bakımından bu tarihlerin nazara alınması gerektiği ve söz konusu tarihlerden itibaren davacı vekilinin faiz konusundaki ıslahı nazara alınarak avans faizinin yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, Bankalar Kanunu’nun 107/5-6 maddesi uyarınca kanuni halefiyet ilkesi karşısında TMSF’nin sorumluluğunun kabulüne ve davalı İng Bank’ın sorumlu olmadığına, dava konusu 7.050,00 TL’nın 11.10.1999 tarihinden, 11.000,00 TL’nin 01.11.1999 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte TMSF ‘dan tahsil edilerek davacıya verilmesine; davacının manevi tazminat talebi yönünden ise uğradığı zararı faiziyle birlikte tahsil etme imkanı maddi olarak mümkün olduğundan ve manevi anlamda ruhen yıkıma sebep olacağı kanaatine ulaşılamadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Yurt Tic. ve Kredi Bankası A.Ş.’yi temsilen İng Bank A.Ş.’den borcu üstlenen TMSF vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, borcu üstlenen TMSF vekilinin aşağıda (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Davacı taraf, davalı bankanın külli halefi olduğu bankanın yönetici ve çalışanlarının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını iddia ettiğine ve mahkemece de 6762 sayılı Yasanın 336, 309 ve 818 sayılı BK’nın 41 ve 100’ncü maddeleri uyarınca davalı bankanın sorumlu olduğu kabul edildiğine ve TMSF’nin borcu üstlenmiş olmasının tek başına davalı bankanın da sorumlu olduğu hususuna engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak banka aleyhine açılan davanın kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmesi bazmayı gerektirmiştir.
(3) Öte yandan, 5411 sayılı yasa’nın 140’ncı maddesi ayarınca TMSF’nin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan TMSF aleyhine harca hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle TMSF vekilinin (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentdede açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle ise borcu üstlenen TMSF yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.