Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10673 E. 2021/16179 K. 16.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10673
KARAR NO : 2021/16179
KARAR TARİHİ : 16.12.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/08/1996 – 11/03/2004 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğunu, 20/11/2005 tarihinden 05/10/2008 tarihine kadar şoförler ve otomobilciler odasında kaydının bulunduğunu, 31/12/1996 tarihinden itibaren 10/11/2016 tarihine kadar esnaf sicil kaydının bulunduğunu, 23/08/1996 tarihinde vergi kaydının açılmasına rağmen davalı Kurum tarafından Bağ-Kur sigorta tescilinin yapılmadığını, 1479 sayılı Kanunun zorunlu sigortalılık şemsiyesi altına en son alınan esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlara kanunda yazılı sosyal güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşıdığını, 1479 sayılı Kanunun 3165 sayılı Kanunla sigortalılık için aradığı şartlar dikkate alındığında zorunlu sigortalı olarak Bağ-Kur kapsamında vergi kaydı başlangıç kaydının 23/08/1996 tarihinden itibaren tespit edilmesi gerektiğini belirterek sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kaydı başlangıç tarihi olan 23/08/1996 tarihinden itibaren tespitine dair karar verilmesini talep etmektedir.
II-CEVAP
Davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından, davanın reddine dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 15.07.2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Kurum ve Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında (4 numaralı) Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 403. maddesine göre kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî açıdan özerk olan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Sosyal Güvenlik Kurumunu aynı Kararnamenin 411/1-d maddesi uyarınca adli ve idari makamlar nezdinde temsil yetkisi Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına aittir. Bu nedenle gerekçeli karar başlığının HMK’nin 297/1-b maddesine aykırı olmasına rağmen söz konusu hukuka aykırılığın; HMK’nin 304. maddesi uyarınca mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün ve gerekli oluşu karşısında, istinaf incelemesinin sonucuna etkili görülmemiş ve kapsamı dışında bırakılması gerekmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355. maddesinde, “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353. maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; … b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)…, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, … duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, …Asliye Hukuk (İş Mah. Sıfatıyla) Mahkemesi’nin 30/10/2018 tarih, 2017/752 Esas, 2018/1212 Karar sayılı ilamının 6100 sayılı HMK’nın 353/1. maddesinin (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 23.08.1996 tarihinde vergi kaydı olmasına rağmen davalı kurum tarafından Bağ-Kur sigorta tescili yapılmadığını, 1479 sayılı Kanun’un, zorunlu sigortalılık şemsiyesi altına en son alınan esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlara, kanunda yazılı sosyal güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşımakta olduğunu, Kanunun 26. maddesinde sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceğini ve kaçınılamayacağının hüküm altına alındığını, bu kanuna göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren 3 ay içinde kuruma başvurarak kayıt ve tescillerinin zorunlu olduğunu, aksi durumda kurum tarafından resen tescil işleminin yapılacağının hükme bağlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
23.8.1996 – 11.3.2004 tarihleri arasında vergi, 20.11.2003 – 5.10.2008 tarihleri arasında Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydı, 31.12.1996 – 10.11.2016 tarihleri arasında esnaf sicil kaydının olduğu, 4/b tescil kaydı olmayan davacı 23.8.1996 tarihinden itibaren Bağ-Kur tespiti talepli eldeki davanın açıldığı Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince, 1479 sayılı Yasanın geçici 18. ve 5510 sayılı Yasanın geçici 8. maddesi kapasamında davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 1.10.2008 tarihi öncesi yönünden verilen karar isabetli ise de, 1.10.2008 tarihi sonrası dönem yönünden 5510 sayılı Yasanın 4/b-2 maddesi kapsamında araştırılma yapılmaması hatalıdır.
5510 sayılı yasanın sigortalı sayılanlar başlıklı 4. maddesinde, Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise; 1)Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar, 2)Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar, sigortalı olacağı belirtilmiş olup Mahkemece, Vergi Dairesi Müdürlüğünden uyuşmazlık konusu 1.10.2008-10.11.2016 tarihleri arasında davacının yaptığı faaliyetinin vergiden muaf olup olmadığının sorularak, vergiden muaf ise oda ve sicil kayıtları gözetilmek suretiyle kendi nam ve hesabına çalışıp çalışmadığı usulüne uygun olarak araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.