YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17555
KARAR NO : 2013/855
KARAR TARİHİ : 22.01.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında , suç tarihi olarak haksız menfaatin en son temin edildiği tarih olan 31/05/2009 tarihi yerine 01/10/2004 tarihi yazılmış ise de, bu yanlışlığın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür, bu nedenle zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ve …’ün, resmi nikahlı olarak evli iken, sanık …’nın, vefat eden annesinden sigorta maaşını alabilmesi için, her iki sanığın 25/06/1996 tarihinde muvazaalı olarak boşandıkları ve buna rağmen aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri, bu sürede sanık …’nın yetim maaşı için kuruma başvurduğu, 01/07/1996-31/05/2009 tarihleri arasında toplam 25.741.62 TL maaş ödemesi alarak haksız menfaat temin edip kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de, hukuken geçerli bir mahkeme kararıyla boşanma gerçekleşmesinden sonra, tek başına eşlerin bir arada yaşaması durumunun, boşanmanın yetim maaş almak amacıyla yapıldığının ve hileli davranışların kanıtı olamayacağı, nitekim 5560 Sayılı Kanunun 56. maddesinde, bu durumu tespit edilen kimselerin gelir ve aylıklarının kesileceği ve ödenmiş tutarların geri alınacağının belirtildiği, bu hususta cezai bir düzenleme bulunmayıp, sanıkların eyleminin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu dikkate alınarak dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.