YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19737
KARAR NO : 2011/1248
KARAR TARİHİ : 26.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 09.07.2010 gün ve 2006/12907 Esas – 2010/14122 Karar sayılı ilama karşı taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, mahkemece davanın 20 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozma kararına karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede taraflar arasında herhangi bir uzlaşmanın olmayacağı anlaşıldığından, taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 09.07.2010 gün ve 2006/12907-2010/14122 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın 20 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza 1975 yılında el atıldığı anlaşılmıştır.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile;
“Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşmanın görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılmaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş ise de taraflar arasında uzlaşmanın sözkonusu olmayacağı anlaşıldığından işin esasına girikerek karar verilmek üzere;
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 26.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.