Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/15892 E. 2013/15096 K. 05.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15892
KARAR NO : 2013/15096
KARAR TARİHİ : 05.09.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2012 tarih ve 2011/142-2012/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1974 yılından bu yana sektörde faaliyette bulunan, 1976 yılında unvanını ticaret siciline tescil ettiren müvekkili şirketin ERİŞ ibareli markasının tanınmış bir marka olduğunu, birçok ülkede marka tecillerinin bulunduğunu, 5., 22., 29., 30., 31. ve 36. sınıf ürünleri içeren markalarının TPE nezdinde tescilli bulunduğunu, davalının görsel, fonetik, işitsel ve umumî intiba olarak müvekkilinin tescilli ticaret unvanı ve tanınmış markalarına iltibas ve tecavüz oluşturup haksız rekabet yaratan, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyen 06.11.2009/50106 sayılı, 29. sınıf ürünleri içeren ERİŞKİN ELİŞKİN İLİŞKİN ibareli marka tescil başvurusunun Resmî Marka Bülteni’nde ilânı üzerine kötü niyet, haksız rekabet, ticaret unvanına tecavüz ile iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak başvurunun reddi arzusunu içeren itirazlarının önce markalar dairesi ve nihaî olarak da YİDK tarafından 2011/M-2272 sayılı kararla reddedildiğini, davalı başvurusunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmayı hedeflediği ve tamamen kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, hukuka aykırı kurum kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının markaları ile davalı başvurusundaki işaretin başvuruda bulunan ve itiraza konu 29. sınıf ürünler bakımından karıştırmaya sebebiyet verebilecek seviyede aynı veya benzer olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı … , davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanının ayırıcı ekinin ve markalarının ERİŞLER ve ERİŞ esas unsurlu oldukları, davalının 2009/59106 sayılı başvurusunun ise ERİŞKİN ELİŞKİN İLİŞKİN ibareli olduğu, davacının ERİŞLER ve ERİŞ ibareli markalarıyla davalının “ERİŞKİN ELİŞKİN İLİŞKİN” ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının mücerret bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, özellikle 29. sınıf ürünlerin hitap ettiği tüketici kesiminin sahip olduğu nitelik ve bu ürünlerin satın alınması için ayrılacak zaman ile dikkat ve özen gözetildiğinde bu iki işareti karıştıracak olan kişilerin ortalama tüketici olarak nazara alınmasının olanaksız olduğu, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, tanınmış da olsa bir markanın kendisinin aynısı veya benzerine karşı korunabileceği, oysa davacı marka ve ticaret unvanı ile davalı başvurusu arasında bu yönde bir benzerlik bulunmadığı davacı itirazlarının reddine dair kurum kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.