Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/15927 E. 2013/15097 K. 05.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15927
KARAR NO : 2013/15097
KARAR TARİHİ : 05.09.2013

MAHKEMESİ :ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 17.05.2012 tarih ve 2010/80-2012/149 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin 1975 yılında kurularak başta deriler olmak üzere substrat, tekstil ürünleri vb için yüksek kalitede cila ve boya ürettiğini, 06/02/1991 tarih ve 124227 tescil nolu “STAHL” markasının sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden kullanımını öğrenmeleri üzerine davalı şahsa ve sahibi olduğu BOYALITAŞ BOYA KİMYA SAN ve TİC A.Ş.’ne ihtarname gönderdiklerini, davalının hukuka aykırı kullanıma devam ettiğini, hakkında cezai takibat başlattıklarını, davalının adına haksız olarak tescil edilen 2006 46917 tescil numaralı “ŞİTALL” markasını TPE nezdinde tescil ettirdiği şekilde kullanmadığını, müvekkilinin markasını taklit ettiğini, davalının kasıtlı olarak müvekkilinin markası ile iltibas yaratmak ve çıkar sağlamak amacıyla kötü niyetli hareket ettiğini, müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, davalının fiillerinin ve her iki markanın birebir aynı gibi algılanmasına fırsat verecek şekilde kullanımın aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu, müvekkilinin yıllarca emek ve önemli kaynaklar harcayarak sağladığı ticari itibarından faydalandığını, markada kullanılan ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, kaldı ki davalının tescilli markasını da tescil edildiği biçimde kullanmadığını ileri sürerek davalı tarafından müvekkilinin markasına yapılan tecavüzün haksız kullanımın tespiti, durdurulması, tecavüzün giderilmesine ve davalı adına TPE nezdinde tescilli 2006 64917 tescil nolu “ŞİTALL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve ticari sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; başvurusu üzerine TPE tarafından yapılan tescile dayanarak imalat çalışmalarını yaptığını, davacının ihtarnamesi sonucu davacının markasından haberdar olduğunu, kaldı ki iki markanın aynı ibareyi taşımadığını, farklılıkların ayırt edicilik sağladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının okunuşları ve kulakta kalan tınısı aynı olduğu gibi, yazılış ve genel görünüşlerinin aynı olduğu, markalar karşılaştırıldığında iltibasın var olduğu sonucuna varıldığı, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, markaların aynı sınıflarda tescilli olduğu, aynı faaliyet alanındaki davalının davacı şirketten ve markasından habersiz olmasının mümkün olmadığı ve TTK.nun 20/II maddesi kapsamında tacirlerin basiretli davranmak zorunluluğu olduğu, bu kapsamda davalı firmanın markasını ve ticaret ünvanını seçerken aynı sektörde faaliyet gösterenlerle iltibas teşkil etmeyecek bir markayı seçip tescil ettirmeleri gerektiği, davacının markasının sektörde tanınmış marka olması karşısında davalının bu seçiminin iyi niyetli olmadığı, dolayısıyla markanın hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının tescil edildiğinden farklı biçimde marka kullanımı dikkate alındığında davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davalı ürün ambalaj ve renklerinin davacınınkilerle iltibas oluşturduğu, söz konusu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, gerekçesiyle açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı; kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.