Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18008 E. 2013/410 K. 16.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18008
KARAR NO : 2013/410
KARAR TARİHİ : 16.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;Yufkacılık yapan şikayetçiye ait dükkanın telefon numarasını bir şekilde öğrenen sanığın, telefon açıp 5 kg yufka ve 100 TL para üstü istemek ve adresi vermek, şikayetinin de çalışanı çocuk-tanık … ile siparişi göndermek, sanığın …’ı apartman önünde karşılayarak, mevlüt yaptıklarını 1 kg daha yufkaya ihtiyaçları bulunduğunu söyleyip, elindeki yufka ve para üstünü alarak 100 TL’yi vermeden onu dükkana geri gönderip ortadan kaybolmak suretiyle haksız yarar sağlamaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunun oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığa daha önce kastılı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığından reddine, ancak:
Hapis cezası altı sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2-1.paragrafında bulunan “365” ve “7.300,00”; 2.parağrafında bulunan “6.083,00” rakamlarının çıkartılarak yerine sırasıyla “5” ve “100”; “80” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.