YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7427
KARAR NO : 2021/16426
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi
Dava, yurt dışı borçlanmasının 15.10.1982 tarihi sonrasına maledilerek bağlanan yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması ödenmeyen fark aylıkların faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin 5.12.2012 tarihinde yaptığı ve 5.4.2013 tarihinde 3370 gün olarak ödediği 3201 sayılı kanun kapsamındaki borçlanmasının, 1.7.2017 tarihinde 506 sayılı kanun kapsamında bağlanan yaşlılık aylığında, 15.10.1982 tarihinden ileriye doğru maledilerek bağlanan yaşlılık aylığının buna göre yeniden hesaplanmasını ve ödenmeyen fark aylıkların faiziyle ödenmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacı sigortalı hakkında yapılan borçlanma ve yaşlılık aylığı bağlanmasına dair Kurum işlemlerinde hukuka aykırı bir husus bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince “…Yapılan yargılama, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile, davacının yurt dışı borçlanma sürelerinin 15/10/1982- 25/02/1992 tarihleri arasında 3370 gün olarak tespitine, davacının 15/10/1982 tarihinden başlayan yurt dışı borçlanma sürelerine göre yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması sonucunda eksik ödenen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile,
“…Davanın kabulü ile,
Davacının yurt dışı borçlanma sürelerinin 15/10/1982- 25/02/1992 tarihleri arasında 3370 gün olarak tespitine,
Davacının 15/10/1982 tarihinden başlayan yurt dışı borçlanma sürelerine göre yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması sonucunda eksik ödenen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesine,…” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince “…istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri de gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre; incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
… 20. İş Mahkemesi’nin 28/02/2019 tarihli, 2018/190 Esas – 2019/116 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasa’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,…” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Kurum vekili, dava konusu Kurum işlemlerinde hukuka aykırı bir husus bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun’un “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1. maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır.
3201 sayılı Yasa’nın, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir…” hükmünü içermekte olup; yasanın anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, Yasa’nın 5. madde hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi; giderek, belirlenen ve borçlanılan bu süreler üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerekecektir.
Dosya içindeki bilgi belgelerden, 21.05.1954 doğumlu davacının, Türkiye’de 01.02.1975-30.09.1975 tarihleri arasında 240 gün 506 sayılı kanun kapsamında sigortalılık süresi olduğu, 5.12.2012 tarihinde Kuruma verdiği 3201 sayılı kanun kapsamında borçlanma talep dilekçesinde tarih aralığı belirtmeksizin …’ da çalışılan ve boşta geçen 3370 günü borçlanmak istediği,… hizmetlerinin 21.05.1971 tarihinde meslek eğitimi kapsamında sigortalılık olarak başladığı çalışmaya dayalı zorunlu sigorta prim kesintisinin 15.4.1979 tarihi itibariyle başladığı ve son prim ödemesinin 31.12.2011 tarihi olduğu, 07.06.2017 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunması üzerine davalı Kurumca, 01.02.1975 sigorta başlangıcı esas alınarak 3370 gün 3201 borçlanma süresi ve 240 gün 506 sayılı kanun kapsamında sigortalılık süresi olmak üzere toplam 3610 günle 01.07.2017 tarihinden itibaren 506 sayılı kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve benimsenen ilkeler kapsamında, uyuşmazlık konusu husus irdelendiğinde, davacı hakkında 3201 sayılı Yasanın 5. maddesi kapsamında son tarihten geriye doğru borçlanma sürelerinin mal edilmesi suretiyle uygulama yapılması gereği dikkate alınarak, davanın reddi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.