YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18046
KARAR NO : 2013/417
KARAR TARİHİ : 16.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanı Bağkur’dan emekli edeceğini söyleyerek kendi yararına toplam 7.800 TL haksız menfaat elde ettiği iddiası ile yapılan yargılama sonucunda; sanığın Bağkur’dan emekli olabilmesi için katılana yardım etmek amacıyla katılan ile birlikte Av. …’ın bürosuna gittikleri, katılanın avukatla görüşerek anlaşması üzerine, avukatın katılan adına … İş Mahkemesinde dava açtığı, İş Mahkemesinin 19.04.2006 tarih ve 2006/87 Esas 2006/116 Karar sayılı ilamı ile katılanın sigorta başlangıç tarihinin 01.08.1995 olarak tespit edildiği, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği, Bağ-kur … İl Müdürlüğünün 28.11.2007 tarihli yazısından, katılan hakkında iş mahkemesinin kararı doğrultusunda işlem yapıldığı, buna rağmen katılanın 2.706.14 TL prim borcu bulunması nedeniyle emekli olamadığının anlaşılması ve tanık olarak dinlenen Av. …’ın katılanı İş Mahkemesinde dava açmadan önce ve sonra ayrıntılı olarak bilgilendirdiği, katılana iş mahkemesinde
davanın kabulü halinde eksik kalan süre varsa bu süre de geçtikten sonra emekli olabileceğini izah ettiği, iş mahkemesinin kararının doğuracağı sonuçları açıkladığı yönündeki anlatımı karşısında, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturabilmesi için, katılanın inceleme ve sorgulama arzusunu ortadan kaldıracak nitelikte hileli hareketler içermediği, bu yönüyle dolandırıcılık suçunun hile unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 16.01.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.