Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18066 E. 2013/236 K. 15.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18066
KARAR NO : 2013/236
KARAR TARİHİ : 15.01.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan ve onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, emlakçı olan …’un işyerinde katılanla tanıştığı, … Nilüfer Belediye Başkanı … ve aynı belediyede Başkan Yardımcısı olan …’i iyi tanıdığını, bu kişilerle arasının iyi olduğunu, belediyede iş takipçiliği yaptığını, ucuz arsaların el altından satılacağını, ağırlığını koyarak ve bu kişilerin de kendisini tanımasından yararlanıp ucuza el altından arsa alabileceğini söylediği, katılanın da arsaya ihtiyacı olduğunu söyleyerek bu teklifi kabul ettiği, sanığın, bu dönemde zaman zaman katılanla birlikte belediyeye gittikleri, sanığın, özellikle Başkan Yardımcısının odada olmadığı bir ana denk getirerek, katılana, odada beni bekle geliyorum dediği, sanığın da,kimsenin odada olmamasından faydalanarak rahat davrandığı, dolapları açıp baktığı, böylece belediyedeki görevlilerle samimi olduğuna dair intiba oluşturmaya çalışıp Belediye Başkanı ve yardımcısı ile görüşüyormuş gibi yapıp katılanı kandırmaya çalıştığı, katılanın da bu durumlardan etkilenerek, sanığın belediyeden alınacak arsaya aracılık yapması için kaparo bedeli olarak olarak 2006 yılı Şubat ayından itibaren peyder pey 25.000 TL para aldığı, sanığın, arsa için yeniden paraya ihtiyaç olduğunu belirterek 19/06/2006 tarihinde 27.000 TL daha para istediği, katılanın bu parayı da verdiği, paranın verilmesi olayının sanık, katılan ve tanıklar tarafından doğrulandığı, sanığın suçlamaları kabul etmediği, arsa satışı için aracı olduğunu, belediyeye arsanın parasını vermesine rağmen, arsa devri kendisine yapılmadığı için, katılana arsanın devredilemediğini, verilen kaporayı da harcadığını belirttiği, sanığın aynı yöntemlerle başkalarına yönelik de haksız menfaat temin ettiği, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda suçun sabit olduğu gerekçesiyle verilen mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.