YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16892
KARAR NO : 2013/15149
KARAR TARİHİ : 09.09.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2012 tarih ve 2011/522-2012/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısında bilançonun gerçekliği yönünden özel denetçi atanmasını istediklerini ve bağımsız denetim şirketlerini önerdikleri halde serbest faaliyet gösteren mali müşavirin özel denetçi olarak seçilmesinin teklif edildiğini, bu karara muhalif kaldıklarını, özel denetçi atanmasına dair 4 nolu genel kurul kararının afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, kendilerine gönderilmediği için incelemesi yapılamayan bilançonun, atanan özel denetçi tarafından denetlenmesi yetkisinin dahi verilmediğini, bu atamanın bilanço gerçekliğine ışık tutmayacağını, yapılan atamanın denetimden kaçmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, genel kurulun özel denetçi atanmasına ilişkin kararının iptali ve mahkemece özel denetçi atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl hedefin yönetimin hesap ve işlemlerinden haberdar olmak değil açık aramak olduğunu, şirket işleyişinin engellenmesi amacıyla bu davanın açıldığını, davacının özel denetçi atanmasına ilişkin talebi kabul gördüğü halde sırf dava malzemesi yaratmak için davacı tarafça olumsuz oy kullandığını, öte yandan dava şartı olan talebin reddi koşulunun gerçekleşmediğini, tereddütlerin giderilmesi için seçilen özel denetçinin raporunun beklenmesi gerektiği halde böyle bir davanın açılmasının iyiniyetle bağdaşmadığı gibi özel denetçinin istek konusu maddi vakıaların incelenmesi için tayin edileceğini, tüm hesapların incelenmesi gibi bir olayın söz konusu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurulda zaten denetçi atandığı, davacının bu yönlü dayanağının bulunmadığı, öte yandan özel denetçinin şahsına yönelik somut bir iddia ileri sürülmediği gibi iptale konu edilen 4 nolu maddenin zaten özel denetçi atanma isteğini karşıladığı, davacının önergesinde yer alan hususların incelenmesi için denetçi seçilip sonraki hususların özel denetçi raporunun akabine bırakılmasının kararlaştırıldığı değerlendirilerek herhangi bir bilanço onaylanması ve ibra kararı da bulunmadığından davacı iddialarının sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.