Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/17532 E. 2013/15155 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17532
KARAR NO : 2013/15155
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Boyabat Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/09/2012 tarih ve 2011/269-2012/746 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine sigortalı emtianın davalıya ait araçla nakliyesi sırasında ıslanarak hasarlandığını, hasarın aracın üzerinin branda ile kapatılmamasından kaynaklandığını, hasarlı 360 koli meyve suyunun satıcı firmaya geri gönderilerek imha edildiğini, sigortalıya 01.11.2010 tarihinde müvekkili davacı tarafından hasar ödemesi yapıldığını ileri sürerek, 5.744,22 TL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tutulan tutanakların söz konusu meyve sularının zarar görmüş olduğuna ilişkin olmadığını, meyve sularının toplu kalmasını sağlayan dış karton kutuların ıslandığını, ürünlerin büyük kısmının zarar görmediğini, zararın tespitinin usule uygun yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zarar gören emtianın imhasına ilişkin tutanağın tek taraflı olarak düzenlenmiş olup tutanakta imha edildiği belirtilen meyve sularının miktarı ile resimlerde zarar gördüğü izlenimi veren meyve sularının miktarları arasında büyük fark bulunduğu, her ne kadar meyve sularının yağmur neticesinde ıslandığı ve zarar gördüğü ve kamyonun üzerinin branda ile örtülmemesinden dolayı zararın oluştuğu iddia edilmişse de, resimler incelendiğinde kamyonun üzerindeki meyve sularının ve suların büyük kısmının kuru olup küçük bir bölümünün ıslak olduğunun anlaşıldığı, bunun da ıslaklığın yağmurdan kaynaklanmadığı izlenimi verdiği, ayrıca resimlerde kamyonun üzerinde brandanın da bulunduğunun görüldüğü, yağmurdan kaynaklanan bir ıslaklık bulunsa bütün ürünlerin üzerinin ıslak olmasının gerekeceği, emtiada meydana gelen zararın yağmurdan kaynaklanmadığı, yükleme hatasından kaynaklandığı, yüklemenin ise göndericinin sorumluluğunda olduğu, göndericinin hatasından kaynaklı bir zararın oluştuğu ve böylece zararın sigorta kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir.
Davacı sigortacı, sigortalı meyve suyu emtiasının davalı tarafından taşınması sırasında ıslanarak hasarlandığını ve hasarlanan emtianın satıcı firmaya geri gönderilerek imha edildiğini ve bu nedenle dava dışı sigortalısına hasar ödemesi yaptığını belirterek yapılan ödemenin davalıdan tahsilini talep etmiş olup davalı ise zarar tespitinin usulüne uygun yapılmadığını savunmuş ve mahkemece de, taşınan emtiada meydana gelen zararın yağmurdan değil yükleme hatasından kaynaklandığı, yüklemenin ise göndericinin sorumluluğunda bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya içerisinde mevcut bulunan ekspertiz raporunda, ekspertiz firmasına haber verilmeden yapılan imhanın makul olmadığı belirtildikten sonra, emtiaların boşaltılmadan önce araç üzerindeyken çekilmiş fotoğrafları incelendiğinde, karton koliler içerisinde bulunan emtiaların ayrıca naylon ambalaj ile sarılmış olduklarının görüldüğü ve ambalajlamanın yeterli olduğu kanaatine varıldığı bildirilerek hasar tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususu sigortacının takdirine bırakılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise, kolilerin tamamının tam olarak plastik ambalajlarla kaplanmadığı ve bu şekilde ambalajı yetersiz kolilerin bulunduğu paletlerin, taşımacılık kurallarına uygun olarak yerleştirilmemesi nedeniyle kayması ve darbelere maruz kalması sonucunda, daha önceden de ıslandığı beyan edilen emtianın bu yüzden hasara maruz kalabileceği intibasına varıldığı yönünde mütalaada bulunulmuştur. Bu durumda, ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu gibi hasarın sebebi ve tam hasar olup olmadığı da tam olarak tespit edilemediğinden, mahkemece, anılan hususlardaki çelişkiler giderilmeden karar tesis isabetli olmadığı gibi, bilirkişi raporunda davalı taşıyıcıya kusur izafe edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu kusur oranına neden itibar edilmediği de gerekçelendirilmeden hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu itibarla, somut uyuşmazlıkta tazminat talebine konu hasarın nedeni ve hasar miktarının tam olarak belirlenmesi amacıyla aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken anılan hususlar göz ardı edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.