YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3587
KARAR NO : 2012/7178
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
Fuhuş suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.02.2007 gün ve 2006/472 Esas, 2007/75 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın Adana genelevinde çalışan mağdure ile yaklaşık 4 yıldır gayri resmi olarak birlikte yaşadığı, mağdurenin Diyarbakır ilindeki genelevine gitmesi hususunda sanığın buranın işleticisi ile anlaştığı ve banka havalesi ile bir miktar parayı aldıktan sonra buraya gitmek istemeyen mağdureyi ikna için çocuklarını öldürmekle tehdit ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK.nın 227/4. maddesi uyarınca artırıma tâbi tutulmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi gereğince mükerrirler hakkında denetim süresi belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye ait olmasına rağmen, mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, ayrıca denetimlik serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi ve TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasında yer alan “2 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” bölümündeki “2 yıl süre ile” ibaresinin çıkartılması ve “TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.