Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2353 E. 2012/6648 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2353
KARAR NO : 2012/6648
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

Irza geçme, şartlı tehdit, sövme ve geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.05.2006 gün ve 2006/4 Esas 2006/50 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında şartlı tehdit, sövme ve geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan şartlı tehdit, sövme ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının 765 sayılı TCK.nın 188/1, 482/2 ve 193/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tâbi oldukları, hükümlerin verildiği 29.05.2006 tarihliyle inceleme tarihi arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında şartlı tehdit, sövme ve geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Mahkemece mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden veya 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddelerine uygun şekilde teşekkül edecek bir heyetten görüş alınması kaydıyla bir üniversite hastanesinden rapor alınmadan, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim … Başkanlığının tek hekimle hazırladığı mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu yönündeki raporuna itibar edilerek lehe olan Kanun değerlendirilmesinde mağdurenin ruh sağlığının bozulduğundan bahisle, 765 sayılı TCK.nın sanık lehine olduğu sonucuna varılarak hüküm kurulmuş ise de, mağdurenin ruh sağlığının -2-
bozulmadığı kabul edilip lehe kanun karşılaştırılması yapılıp asgari hadler üzerinden hüküm kurulduğunda, 765 sayılı TCK.nın 416/1, 59/2, 31 ve 33. maddelerine karşılık 5237 sayılı TCK.nın 102/2, 62, 53/1. maddelerinin uygulanacağı, her iki durumda da neticetten 5 yıl 10 ay hapis cezasına hükmedileceği, ancak 765 sayılı TCK.nın 31. maddesinin müebbeten kamu hizmetlerinden men cezası öngörmesine rağmen 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin süreli olarak hak mahrumiyetini düzenlemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın sanık lehine olacağı, fakat mahkemece 765 sayılı TCK.nın sanık lehine olduğunun kabul edilmesine karşılık, sanık hakkında aynı Kanunun 31 ve 33. maddelerinin uygulanmayacağının açıkça belirtilmesi ve aleyhe temyiz olmadığı için kazanılmış hakka konu olması nedeniyle mahkemece yapılan uygulamanın sanık lehine olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tip Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiği yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 01.04.2008 gün ve 2008/1-53 Esas, 2008/70 Karar sayılı Kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK.nın 31 ve 33. maddelerinin hükümde açıkça uygulanmamasına karar verildiğinden ve aleyhe temyiz olmadığından, CMUK.nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu teşkil edeceği düşünülmüş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia, savunma ve duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.