YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18030
KARAR NO : 2013/453
KARAR TARİHİ : 16.01.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1-Sanıklar hakkında katılan …’a yönelik kurulan mahkumiyet hükmü bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Somut olayda; sanık …’ın katılana diğer sanık …’nu Enerji Bakanı’nın kayınpederi olarak tanıttığı, Toki evlerinde satılık daire var diyerek uygun fiyata alabileceklerini, Enerji Bakan’ının kendilerini kırmayacağını ve tapuyu Enerji Bakanı’nın danışmanı gelip vereceğini söyleyerek katılandan 2000 TL aldıkları anlaşılmakla mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında katılan …’e yönelik kurulan mahkumiyet hükmü bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanıkların eylemlerinin, TCK’nın 158/2.maddesine uygun bulunduğu gözetilmeden, toki evlerinin alınabilmesi için ayrıca Enerji Bakanı’nın nüfuzunun kullanılmasının gerekmediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıkların, adli sicil kayıtlarındaki ilamların silinme koşullarının oluşması nedeni ile hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.