Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18009 E. 2013/487 K. 16.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18009
KARAR NO : 2013/487
KARAR TARİHİ : 16.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Birlikte hareket eden sanıkların, mal temin ettiklerini söyleyip, şikayetcilerle malın alım-satımı hususunda hileli hareketlerle anlaşma sağlayıp bir miktar para aldıktan sonra anlaşmaya konu malları teslimden kaçınarak dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda;
Dosyada bulunan araştırma tutanağından da anlaşılacağı üzere “Çağrı Nakliyat” ünvanlı firmanın müşteciri olan sanık … ile abi-kardeş olan ve esas itibariyle patates ticaret ile doğrudan ilgileri bulunmayan diğer iki sanığın aşamalardaki değişmez anlatımları dikkate alınarak; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacıyla, birlikte Suvermez Kasabası’na gittikleri belirtilen şikayetcilerle sanık …’un hangi üreticinin malına talip olduklarının ve anlaşmaya konu patateslerin bulunduğu deponun nerede ve kime ait olduğunun araştırılıp açıklığa kavuşturulması, mal depo sahibinin belirlenmesi halinde usulünce tanık sıfatıyla dinlenmesi toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi
2-Kabule göre de; sanık İhlan Yılmaz yönünden; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik CMK’nun 231.maddesinin 5.fıkrası hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesine zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmişi sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğudan, hükmün bu sebeten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2013 tarihinde oybilriğiyle karar verildi.