Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/14955 E. 2021/3813 K. 29.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14955
KARAR NO : 2021/3813
KARAR TARİHİ : 29.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.06.2021 Salı günü davalı … vekili Av. … ve davalı … vekili Av. … geldiler. Davacılar ve diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu … hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için dava konusu taşınmazını 02.05.2012 tarihinde davalı …’e onun da 20.07.2012 tarihinde davalı …’e devrettiğini belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, davanın haksız açıldığını reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … yönünden kötü niyeti ispatlanmadığı gerekçesi hakkındaki davanın reddine, davalı borçlu … ile … arasındaki satışın iptali ile 115.000,00 TL tazminatın davalı …’den tahsiline karar verilmiş, hükmüne uyulan 15.10.2019 tarih 2017/2250 Esas 2019/9390 Karar sayılı bozma ilamında özetle. davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,dava konusu taşınmazın 02.05.2012 tarihinde davalı borçlu … tarafından …’e tapuda 67.000,00 TL’ye satıldığı, bilirkişinin taşınmazın satış tarihindeki değerini 115.000,00 TL olarak belirlediği, bu halde tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında önemli fark bulunmadığı, tapu resmi belge niteliğinde olduğundan burada yazılı miktarın ödediğine ilişkin ayrıca bir belge aranmasına gerek bulunmadığı, davalı borçlu … ile üçüncü kişi … arasında akrabalık veya yakınlık, olmadığı , alacaklı İİK’nun 280. maddesi kapsamında borçlunun mali durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen şahıslardan olduğunu da ispatlamadığından , davalı … hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca HMK’nun 266. maddesine göre mahkeme ancak çözümü hukuk
dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi veya kendiliğinden bilirkişi görüşü alabileceği, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiliğe başvuramayacağından, mahkemece İİK’nun 277 madde koşullarına göre bir değerlendirme yapmak üzere dosyanın bilirkişiye verilmesi ve alınan rapor doğrultusunda karar verilmesinin de isabetsiz görüldüğü, kabule göre de ; İİK’nun 283/II maddesi gereğince davanın bedele dönüşmesi halinde ve dördüncü kişinin iyiniyetli olması halinde tazminatın üçüncü kişinin elinden çıkardığı tarihteki değeri, somut olayda 20.07.2012 tarihindeki değeri oranında tazminattan sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına, tasarrufun iptali için borçludan ziyade üçüncü kişinin kötü niyetinin veya borçlunun mali durumunu bildiğinin somut delillerle ispatı gerektiği halde bu hususda bir delil ve ispatın bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar … ve …’a verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 29/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.