YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1311
KARAR NO : 2021/5624
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vergi idaresi vekili, borçlu hakkında vergi borcu nedeni ile 6183 sayılı yasaya göre takip başlattıklarını, takip sırasında borçlunun dava konusu taşınmazdaki hisselerini davalı kardeşi …’e devir ettiğinden bu devirlere ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 21.10.2014 tarih 2013/1350 Esas 2014/13893 Karar sayılı ilamı ile, 6183 Sayılı Kanu’nun 28/I-1.maddesi gereğince yakın akrabalar arasındaki satış bağışlama niteliğinde olduğundan iptal I gerektiği, ancak taşınmazlar davalı … tarafından yargılama sırasında dava dışı dördüncü kişilere satıldığından, davacıya bu kişileri davaya dahil edip etmeyeceği sorulmalı başka bir anlatımla davanın bedele dönüşüp dönüşmediği belirlenmelidir. Davaya dahil etmesi halinde usulüne uygun biçimde dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanması, ondan sonra taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi, 4.kişinin davaya dahil edilmemesi halinde ise 3.kişi yönünden taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki rayiç değer üzerinden tazminata dönüştüğü kabul edilerek hüküm altına alınması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, kabule göre ise, borçlu dava konusu taşınmazlardaki 1/6 hissesini devrettiğinden, taşınmazların borçluya ait 1/6 hissesinin iptaline karar verilmesi gerekirken tüm satışların iptali gibi karar verilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçesi ile bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, davaya dahil edilen 4.kişilerin kötüniyetinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uygun olarak dava konusu taşınmazı üçüncü kişiden satın alanlar davaya dahil edilmiş ise de, bu kişilerin kötü niyetinin ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
6183 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde “– 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü edilen tasarruf ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini, elden çıkarmışlarsa takdir edilecek bedelini vermeye bu kanun hükümleri dairesinde vermeye mecburdurlar. Bunlar karşılık olarak verdikleri şeyden dolayı alacaklı amme idaresinden bir talepte bulunamazlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Davalı … dava konusu taşınmazlardan 1 nolu bağımsız bölümü 25.12.2008 tarihinde ve 3 nolu bağımsız bölümü de 6.3.2012 tarihinde dahili davalı …’a satış yoluyla devretmiştir. Bu halde, 1 nolu bağımsız bölüm için kamu … Cantürk’ün 25.12.2008 tarihindeki kamu borcu ile taşınmazın bu tarihteki değeri de belirlenerek, bu kamu borcu ve bedel ile, 3 nolu bağımsız bölüm yönünden ise 6.3.2012 tarihindeki kamu borcu ve taşınmaz değeri ile sınırlı olarak tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.