YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4275
KARAR NO : 2013/20980
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2012 tarih ve 2009/115-2012/629 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı …ile birlikte BDL Temizlik Otelcilik Turizm Seyahat İnşaat Taahhüt Tekstil Kuyumculuk Emlakçılık Gıda Su Ürünleri İthalat İhracat San.ve Tic.Ltd.Şti’ni kurduklarını, şirkete ilk beş yıl için ortaklardan davalı ile dava dışı diğer ortağın şirket müdürü olarak atandığını, müvekkili tarafından sermaye borcunun tamamının ödendiğini, davalının şirketin kuruluşundan bir süre sonra şirketin paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek müvekkilinden farklı tarihlerde, farklı miktarlarda parayı elden aldığını ve karşılığında makbuz verdiğini, müvekkili tarafından yapılan ödemeler şirket için yapılmış ise de bu ödemelerinin davalı tarafından şirket muhasebesine dahil edilmeyip, kendi nam ve hesabına kullanılarak harcandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankaların uyguladığı en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödeme makbuzlarından bir kısmına yönelik imza itirazında bulunduklarını, müvekkiline gönderilen paraların şirket için harcandığını, makbuzların yaptırılan tercümesini kabul etmediklerini, müvekkilinin şirketten alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya 5.000 Euro’luk ödeme makbuzu dikkate alınmaksızın toplam 58.750 Euro’yu geri isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, dava tarihi itibariyle TL karşılığı olan 131.588,25 TL’nin ıslah gibi dava tarihinden itibaren işleyen en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı, ortağı olduğu limited şirketin ihtiyaçlarına harcanmak üzere davalı şirket müdürüne verdiği paranın davalı tarafından şirkete harcanmayarak kendi ihtiyaçlarında kullanıldığı iddiası ile alacak talebinde bulunmuştur. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davalının, davacının verdiği paraların şirket için harcandığını savunması ve mahkemece bu savunma üzerinde yeterince durulmaması nedeniyle yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamıştır. Bu durum karşısında, ispat yükü davalıda olduğuna ve davalı da 15.7.2011 tarihli celsede gönderilen paraların harcandığı yerleri belirtmesine göre mahkemece, dava dışı şirketin incelenen yevmiye defteri dışındaki diğer tüm defter ve kayıtları davalı müdürden istenerek, 15.7.2011 tarihli celsedeki defter ve kayıtların sunulması için verilen kesin mehilin sonuçları anlatılmadığından bu ara kararın sonuç doğurmayacağı da nazara alınıp, yeniden usulüne uygun kesin mehil verilerek, defter ve belgeler sunulduktan sonra, dosyada yer alan diğer tüm belge, defter ve kayıtlarla birlikte dosyanın 3 kişilik bilirkişi kuruluna tevdi ile, davalıya yapılan ödemelerden sonra dava dışı şirkete mal alımı olup olmadığı, şirketin ihtiyaçları için şirket kasasından çıkmadan bir gider yapılıp yapılmadığının tespiti ve gerektiğinde ödemelerin yapıldığı 3. kişilerdeki kayıtlar da getirtilerek karşılaştırılmak suretiyle inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.