YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4153
KARAR NO : 2021/5292
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.12.2019 tarih ve 2018/577-2019/586 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalılara radyatör satışı yaptığını, bu malzeme satışından kaynaklanan alacağın tahsili için davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar vekilinin 30.494,95 TL’yi aşan asıl alacak talebi yönünden borcun aslına ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz edilen kısım yönünden takibin durduğunu, davalıların itirazında haksız olduklarını iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, haksız talep edilen miktar yönünden takibe itiraz edildiğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu 14 fatura üzerinden raporlar aldırıldığı, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın esasen radyatör birim fiyatına ilişkin olduğu, davalının ikinci el radyatör bedelinden fazlasını ödemeyi kabul etmediği bu nedenle ihtilafın cari hesap sözleşmesi nazara alınarak çözümlenmesinin mümkün görülmediği, davalının iade faturası ve savunmaları ile bu 14 fatura içeriğindeki borcun ikinci el radyatör fiyatından fazlasına tekabül eden kısmını ödemediğini kabul ettiği ve sorumlu olmadığını savunduğu, mahsup talebi de olmadığından aralarındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca ödenen bedellerin ihtilaflı tutardan düşülmesinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle 18.03.2019 tarihli rapor hükme esas alındığı, TTK.’nun m. 21/f.II maddesinde “bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denildiği, bu madde hükmü gereğince, davalı taraf bu faturalara süresi içinde itiraz etmedikçe, birim fiyatları kabul etmiş sayılacağı da kabul edilerek davalının savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 04/11/2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davalıların 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli çek ödemesi ve …. nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çek ödemesi yaptığı ve bu çeklerin davacı defterine 07.04.2014 tarihli çek girişi olarak kaydedildiği, ancak yapılan bu ödemelerin borçtan mahsup edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece iki adet çek ödemesinin davalılar tarafından davacıya ödenip ödenmediği hususu araştırılmamıştır. Fatura tarihlerinden sonra verilen söz konusu çeklerin icra takiplerine konu fatura borcuna karşılık verildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.