Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/686 E. 2021/8552 K. 15.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/686
KARAR NO : 2021/8552
KARAR TARİHİ : 15.09.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2017 tarih ve 2017/222 – 2017/138 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/1, 3713 sayılı TMK’nın 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9-6, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 3-5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararı
Temyiz edenler : Sanık ve müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1) Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Duruşmalı yapılan yeniden yargılama neticesinde, 14.01.2019 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı verilerek tefhim edilen hükmün, 16.01.2019 tarihinde Cumhuriyet savcısınca CMK’nın 291. maddesi uyarınca müddeti muhafaza dilekçesi verilmek suretiyle 15 günlük temyiz süresi içerisinde sebep belirtilmeksizin temyiz edilmiş ise de, gerekçeli kararın 25.01.2019 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına tebliğ edilmiş olmasına rağmen, 06.02.2019 tarihinde ayrıntılı temyiz dilekçesinin CMK’nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süreden sonra verildiği, 16.01.2019 tarihli temyiz dilekçesinin ise temyiz sebebini içermediği anlaşılmakla, temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
2) Sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, dosya kapsamında elde edilen delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sair itirazların reddine, ancak;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve bozma nedeni gözetilerek tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.