Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/597 E. 2021/14165 K. 23.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/597
KARAR NO : 2021/14165
KARAR TARİHİ : 23.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Tüm dosya kapsamı ve suça sürüklenen çocukların soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan savunmalarına göre, suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın aşamalarda atılı suçu birlikte işlediklerini, diğer suça sürüklenen çocuk …’ın ise suçu kabul etmediğini savunmaları karşısında, suça sürüklenen çocuklar arasında menfaat çatışması olduğu dikkate alınarak suça sürüklenen çocuklar … ve …’a da ayrı müdafii atanarak iki ayrı müdafiinin savunma yapması gerekirken, aynı müdafii tarafından savunulmaları suretiyle, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38. ve 5271 sayılı CMK’nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
2-Suça sürüklenen çocuklar hakkında 21.10.2014 de Adli Tıp uzmanı tarafından düzenlenen raporda suça sürüklenen çocukların işledikleri hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarının hukuki sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği konusunda sosyal inceleme raporu düzenlenerek karar verilmesi uygun görüldüğünün belirtildiği görülmekle bu konuda düzenlenen raporlar arasında çelişki olduğu anlaşıldığından suça sürüklenen çocukların atılı suçu işledikleri tarihte 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi gereğince akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalıklarının ve cezai ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususunda ATK ilgili ihtisas dairesinden rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
1-Suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezasının engel hükümlülük kaydının bulunmaması sebebiyle 5237 sayılı TCK’nın 50/3 maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasındaki tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresinin belirleneceği ve belirlenecek sürenin alt sınırının mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı ve denetim süresinin eksik olarak belirlenmesinin kazanılmış hakka konu olamayacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocukların 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği halde, denetim süresinin 2 yıl olarak belirlenmesi,
3-5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocukların savunmasını yapması için zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle müdafiiye ödenen ücretin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
4-Sosyal inceleme raporu için harcanması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bilirkişiye ödenen 100 TL ve pedegog için ödenen 80 TL’nin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk …, suça sürüklenen çocuk … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen tüm hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23/09/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.