YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6215
KARAR NO : 2021/5344
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2018 tarih ve 2017/680 E. – 2018/670 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.06.2020 tarih ve 2019/220 E. – 2020/510 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan teminat mektubu almak için hesabında nakit para bulundurduğunu, davalının hesapta bulunan bu bedel üzerine bloke koyduğunu, tacirler arasında bir nev’i emanet hükmünde olan paranın faiz işletilmeden 65 ay boyunca vadesiz hesapta bekletildiğini, vadeli hesaba alınarak nemalandırılmadığını, müvekkili şirketin ağır derecede zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından bloke olarak tutulan miktarın dava dilekçesinde belirtilen miktarın altında olduğunu, imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre müvekkilinin faiz işletmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, sözleşmenin TBK’nun yürürlük tarihinden önce imzalandığını, bu nedenle genel işlem koşullarına aykırılığın ileri sürülemeyeceğini, davacının hesabında bulunan miktarı çektiği sırada faiz talep etmediğini, faiz talep etme hakkını saklı tutmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ile davacı ve davacının ortaklık kurduğu dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 7. maddesinde bankanın rehin olarak bloke hesaba aldığı, müşteriye ait paralara faiz yürütüp yürütmemekte serbest olduğunun düzenlendiği, sözleşmenin TBK’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce imzalandığı, bu nedenle sözleşmenin 7. maddesinin genel işlem koşulları kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının davalı bankadan herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının tacir olduğu, ortağı olduğu adi ortaklık ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 38/3. maddesi uyarınca teminat mektubu bedelinin bankada faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmek üzere bankaya ödenmesinin taahhüt edildiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun olmayan sözleşmenin 7/2. maddesine dayalı bir kısım gerekçe oluşturularak davanın reddine karar verilmesinde bir kısım gerekçe yönünden isabet görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve bu farklı gerekçe ile yeniden hüküm kurularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.