YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9891
KARAR NO : 2021/12065
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
Kasten yaralama suçundan sanık … hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddeleri gereğince 2.250,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/434 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17.03.2021 tarihli ve 2020/17529 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2021 tarihli ve 2021/42169 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesinin 5. fıkrasında “…Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir..” şeklindeki düzenleme ile sonuç cezanın nasıl belirleneceğinin düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Basit yargılama Usulü” başlıklı 251/3. maddesinde “Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenlemede de öngörülen ve takdiri olmayan indirim oranının sonuç ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiği anlaşılmakla, Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e ve 62. maddeleri uyarınca sonuç ceza belirlendikten sonra, 5271 sayılı Kanunun 251/3. maddesi gereğince dörtte bir oranı üzerinden yapılan indirim sonucuna göre çıkan gün sayısı ile 5237 sayılı Kanunun 52/1. maddesine göre adli para cezasının hesap edilmesi gerekirken, cezanın uygulamasında hata yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nin 61/5. maddesine göre; “Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.” TCK’nin 61/8. maddesine göre ise “Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.”
5271 sayılı CMK’in “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251/3. maddesinde “Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” hükmü yer almaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında kasten basit yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e ve 62. maddelerine göre sonuç olarak hükmedilen 150 gün adli para cezasından 5271 sayılı CMK’nin 251/3. maddesi uyarınca (¼) oranında indirim yapılması ile sonuç cezanın 112 gün adli para cezası olarak belirlenmesinden sonra TCK’nin 52/2. maddesi uygulanarak adli para cezasının miktarının tayin edilmesi gerekirken, uygulamada hata yapılarak CMK’nin 251/3. maddesine göre indirim yapılmadan önce TCK’nin 86/2, 86/3-e ve 62. maddelerine göre hükmedilen 150 gün adli para cezasının TCK’nin 52/2. maddesine göre günlüğü 20 TL’den çevrilerek 3000 TL adli para cezasına hükmedilmesinden sonra bu miktar üzerinden CMK’nin 251//3. maddesine göre (¼) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/434 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanık …’un kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince cezasında (1/2) oranında artırım yapılarak 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesi gereğince cezasında (1/6) oranında indirim yapılarak 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nin 251/3. maddesi gereğince cezasında (1/4) oranında indirim yapılarak 112 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK’nin 52/2. maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilerek 2.240,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.