YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10203
KARAR NO : 2021/12060
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-e-son, 29/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 4.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2015 tarihli ve 2015/1090 Esas, 2015/1340 Karar sayılı kararının 28.01.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 08.12.2019 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-e-son, 29/1, 62/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2020 tarihli ve 2020/804 Esas, 2020/724 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.04.2021 tarihli ve 2020/19887 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2021 tarihli ve 2021/52482 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) Sanığın mahkumiyetine esas kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi gereğince 180 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, anılan Kanun’un 86/3-a-e-son maddesi gereğince (1/2) oranında artırım yapılarak 270 gün adli para cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 360 gün adli para cezası tayin edilmesini takiben, anılan Kanun’un 29/1. maddesi uyarınca (1/3) oranında indirim yapılması neticesinde 180 gün adli para cezası yerine 240 gün adli para cezasına, aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca yapılan (1/6) oranında indirim neticesinde 150 gün adli para cezası yerine, 200 gün adli para cezasına hükmedilmesi müteakip, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddesi gereğince yapılan (1/4) oranında indirim neticesinde ise 122 gün adli para cezası yerine, 150 gün adli para cezasına hükmedilmesini takiben, adlî para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20,00 Türk lirası ile çarpılması sonrasında, sonuç olarak 2.440,00 Türk lirası yerine, 3.000,00 Türk lirası adlî para cezasına mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle, fazla ceza tayin edilmesinde,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken, açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerektiği, somut olayda, Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2015 tarihli kararıyla sonuç ceza olarak sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-e-son, 29/1, 62/1. ve 52/2. maddeleri gereği 4.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 08.12.2019 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine aynı Mahkemece yapılan 25.09.2020 tarihli tensip duruşmasında, yargılamanın basit yargılama usulüne tabi olduğuna veya bu usule göre yapılacağına ilişkin bir karar verilmemesine ve yargılamaya genel hükümler uyarınca devam edilmesine karşın, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına dair 28.10.2020 tarihli duruşmada ilk hükümden farklı olarak sonuç cezada 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle indirim yapılarak karar verilmesinde, görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında önceki hükümde olmayan 5271 sayılı CMK’nin 251/3. maddesinin uygulanması suretiyle CMK’nin 231/11. maddesine muhalefet edilmesi isabetli olmamıştır.
Bununla birlikte, sanık hakkında TCK’nin 86/2. maddesi gereğince 180 gün adli para cezasından TCK’nin 86/3-a,e maddeleri gereğince (1/2) oranında artırım yapılarak 270 gün yerine hesaplama hatası yapılarak 360 gün, TCK’nin 29/1. maddesi uyarınca (1/3) oranında indirim yapılırken 180 gün yerine 240 gün adli para cezasına, TCK’nin 62/1. maddesi uyarınca gereğince (1/6) oranında indirim neticesinde 150 gün adli para cezası yerine, 200 gün adli para cezasına, 5271 sayılı CMK’nin 251/3. maddesi gereğince yapılan (1/4) oranında indirim yapılırken 112 gün adli para cezası yerine, 150 gün adli para cezasına hükmedilmesi ve sonuç adlî para cezasının 5237 sayılı TCK’nin 52. maddesi uyarınca bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20,00 Türk lirası ile çarpılması sonrasında, sonuç olarak 2.240,00 Türk lirası adli para cezası yerine 3.000,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2020 tarihli ve 2020/804 Esas, 2020/724 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.