YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10205
KARAR NO : 2021/12046
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
Müessir fiil suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/1, 51/1, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 1.008,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun’un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2006 tarihli ve 2004/26 Esas, 2006/548 Karar sayılı kararının 21.11.2006 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 07.11.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle ertelenen cezasının aynen infazına, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/1, 51/1, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 1.008,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2017/690 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2019 tarihli ve 2019/953 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.04.2021 tarihli ve 2020/5595 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2021 tarihli ve 2021/62530 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar kesinleştirme şerhinde anılan kararın 21.11.2006 tarihinde kesinleşmiş olarak gösterildiği anlaşılmış ise de, 12.07.2006 tarihli gerekçeli kararın sanığa 27.10.2006 tarihinde tebliğ edilmesi ve tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle esasen 04.11.2006 tarihinde kesinleştiği ve 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanunu’nun 95/2. maddesi gereğince 647 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre ertelenen cezalarda denetim süresinin 5 yıl olduğu nazara alındığında, erteli hapis cezasının kesinleştiği 04/11/2006 tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra 07.11.2011 tarihinde ikinci suçun işlenmesi sebebiyle denetim süresi içerisinde işlenmiş bir suçtan bahsedilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2006 tarihli ve 2004/26 Esas, 2006/548 Karar sayılı ilamının 647 sayılı yasanın 6. maddesince erteli olması ve 765 sayılı TCK’nin 95/2. maddesi gereği karar tarihinin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra ihbara konu suçun işlenmiş olması karşısında, deneme süresi içinde bir suçtan dolayı hakkında soruşturma veya kovuşturma olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre ertelenmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılması gerektiği gözetilmeden verilen karara yönelik itirazın reddedilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2019 tarihli ve 2019/953 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.