Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6220 E. 2021/5335 K. 23.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6220
KARAR NO : 2021/5335
KARAR TARİHİ : 23.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.12.2018 tarih ve 2017/743 E- 2018/1042 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.07.2020 tarih ve 2019/462 E- 2020/653 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden işçinin hak sahiplerine ödenen bedel nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili için dava dışı SGK tarafından açılan tazminat davası sonunda verilen kararın icra takibine konulması nedeniyle müvekkilinin icra dosyasına ödeme yaptığını, davalının ödenen bu bedelden sorumlu olduğunu ileri sürerek icra dosyasına ödenen 159.125,41 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, devre esas bilançolar düzenlenerek geçmişe yönelik alacak ve borç işlemlerinin kesinleştirildiğini, İHDS, ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusunun İHDS kapsamında kalmadığını, müvekkilinin sadece mahkeme kararında belirtilen tutardan sorumlu tutulabileceğini, avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun TEDAŞ’a ait olduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 159.125,41 TL’nin ödeme tarihi olan 24.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8.152,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.