YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1937
KARAR NO : 2021/11062
KARAR TARİHİ : 01.06.2021
Mala zarar verme, hakaret, tehdit ve 6136 sayılı …ve … ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarından sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 125/1, 125/4 ve 106/1. maddeleri ile 6136 sayılı Kanun’un 15/1. maddesi uyarınca 4 ay hapis, 3 ay 15 gün hapis, 30 gün hapis, 6 ay hapis ve 450,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/10/2010 tarihli ve 2010/357 Esas, 2010/494 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, … Cumhuriyet Başsavcılığının 28/10/2015 tarihli ve 2013/1060-1062-1063-1064 sayılı yazısı ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 66/5. maddeleri uyarınca düşürülmesine dair … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2018 tarihli ve 2010/357 Esas, 2010/494 sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/01/2021 gün ve 13601-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2021 gün ve 2021/12171 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme, hakaret, tehdit ve 6136 sayılı …ve … ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarından sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 125/1, 125/4 ve 106/1. maddeleri ile 6136 sayılı Kanun’un 15/1. maddesi uyarınca 4 ay hapis, 3 ay hapis, 15 gün hapis, 30 gün hapis, 6 ay hapis ve 450,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/10/2010 tarihli ve 2010/357 Esas, 2010/494 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, … Cumhuriyet Başsavcılığının 28/10/2015 tarihli ve 2013/1060-1062-1063-1064 sayılı yazısı ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 66/5. maddeleri uyarınca düşürülmesine dair … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2018 tarihli ve 2010/357 Esas, 2010/494 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçları 10/12/2006 tarihinde işlediği, savunmasının alınmış olduğu 11/12/2006 tarihinde ve iddianamenin tanzim edildiği 16/04/2008 tarihinde dava zamanaşımı süresinin kesildiği, sanığın sorgusunun yapıldığı 11/02/2009 ve mahkumiyet kararının verildiği 14/10/2010 tarihlerinde de zamanaşımının yeniden kesildiği, gerekçeli kararın sanığa 07/02/2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, hükmün kesinleştiğinin kabul edilmesi gereken 15/02/2011 tarihinde zamanaşımının durduğunun kabul edilmesi gerektiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/5 maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olduğuna karar verildiği 28/01/2016 tarihinden itibaren zamanaşımının başından itibaren yeniden işlemeye başladığı, anılan Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu dikkate alındığında, ilk kararın kesinleştiği 15/02/2011 ile dava zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı 28/01/2016 arasındaki sürenin mahsup edilmesi halinde, suç tarihi olan 10/12/2006 gününden düşme kararının verildiği 19/12/2018 tarihine kadar sanık hakkındaki olağanüstü dava zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde davanın düşürülmesine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, katılanın yokluğunda verilen … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarihli kararının katılana Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat yapıldığı, yapılan tebliğe ilişkin tebligat parçasında, katılanın çarşıya gittiğine ilişkin bilginin kimden alındığına dair bir şerh bulunmadığı gibi, keyfiyetin haber verilmesi için en yakın komşusuna veya varsa binanın yönetici veya kapıcısına bildirimde bulunulduğuna ilişkin ve isim verme ve/veya imzadan imtina etme hali varsa buna ilişkin şerhin tebligat parçasında yer almaması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan, hükmün usulüne uygun kesinleşmediği UYAP’dan yapılan incelemede sanığın 01.10.2020’de ölmüş göründüğü belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarihli kararının katılan …’a tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (…) 19. Asliye Ceza Mahkemesinin verilip henüz kesinleşmeyen 19.12.2018 tarihli ve 2010/357 Esas, 2010/494 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 01/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.