YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4969
KARAR NO : 2021/10918
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi asıl davada dahili davalı … ile birleştirilen davada davacılar … vd. ile … vd. ve … vd. vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve birleştirilen dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar bir kısım davacılar ve davalı idare vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda arsa niteliğindeki İstanbul ili, Başakşehir İlçesi, … Mahallesi 2519 parsel sayılı taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dava konusu taşınmazın bedeli belirlenirken birleştirilen davalar için de değerlendirme ilk dava tarihine göre yapıldığından; hükmedilen bedele ilk dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken birleştirilen dava dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
2- Asıl davaya ait dava dilekçesinin ve birleştirilen 2019/115 Esas sayılı dosyanın da dosya arasına alındıktan sonra, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle mülkiyetinin ihtilaflı olduğu ve yargılama devam ederken Bakırköy Kadastro Mahkemesinin 1981/64 Esas, 1989/13 Karar sayılı kesinleşen kararına göre, davacılar adına 16.542,00 m² lik bölümünün tesciline karar verildiği göz önüne alındığında, davacı murisleri adına tescil edilen bu miktar üzerinden belirlenen bedelin davacıların ıslah dilekçesi ve payları gözetilerek hesaplanması gerekirken, mera vasfını kaybettiği mahkeme kararı ile tespit edilen ve Hazine adına tescil edilen 7.358- m² kısmı da dahil edilerek taşınmazın 23,900,00 m² esas alınarak tamamı üzerinden 28.680,000,00 TL olarak belirlenen tazminatın davacıların paylarına göre hesaplanarak fazlaya hükmedilmesi,
Kabule göre de ;
3- Karar Başlığında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının gösterilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bir kısım davacılar ve davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan … vd. İle … vd. ile … … vd.’den peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.