YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/657
KARAR NO : 2021/14989
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanığın, katılanın… Döküm Sanayi isimli iş yerinde işçi olarak çalıştığı, olay günü iş yerinde bulunan aliminyum kalıpları çaldığının anlaşılması karşısında; suça konu malların sanığa görevi gereği teslim edilen eşyalardan olup olmadığı, ayrıca iş yerine ait kamyoneti kullanma yetkisinin bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesi kapsamındaki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 155/2. maddesi kapsamındaki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna karar verilmesi halinde; hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3-Hırsızlık suçuna konu eşyaların önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan …Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/101 Esas 2012/174 Karar numaralı ilamının 1800 TL adli para cezasına ilişkin olup, doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi halinde kesin hüküm niteliğinde olduğundan tekerrüre esas teşkil etmeyeceği ve sanığın başkaca tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında şartları oluşmadığı halde tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 05.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.