YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3133
KARAR NO : 2021/4985
KARAR TARİHİ : 10.06.2021
MAHKEMESİ : İ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30/03/2017 tarih ve 2013/310 E. – 2017/181 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 11/07/2019 tarih ve 2017/3652 E. – 2019/1529 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, dava dışı Akbank ile dava dışı … arasında kurulan kredi sözleşmesine kefil olduğunu, bu kredi sözleşmesine ilişkin ödemeler yapıldığını, dava dışı bankanın kredi alacağını davalı şirkete temlik ettiğini, temlik edilen alacağın içinde davacının sorumluluğunun bulunmadığı ve borçlusunun … ve AS-SU … Ltd. Şti.’nin olduğu kredilerin bulunduğunu, davacının sorumlu olduğu tutarın daha az olması gerekirken davalının 190.000.- TL yönünden davacı aleyhine takip yaptığını ileri sürerek, davalıya 10.000.- TL borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiş, talep sonucu yargılama sırasında ıslah edilmiştir.
Davalı vekili, davacının, …’ın borçlusu olduğu 24.07.2006 tarihli genel kredi sözleşmesinden müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, kredi alacağının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve borçlular aleyhine banka tarafından takip başlatıldığını ve alacağın davalıya temlik edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, davacının genel nakdi kredi sözleşmesine göre dava dışı borçlu …’ın kullandığı krediden hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen miktar kadar sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava tarihi itibariyle takip nedeniyle 113.959,23 TL borçlu olmadığının tespitine, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesince alınan raporun hükme esas almaya elverişli olmadığı, istinaf incelemesi sırasında yeniden alınan rapora göre davacının genel kredi sözleşmesi nedeniyle sorumlu olduğu sözleşmede düzenlenen hükme göre davalının duyurduğu kredi faiz oranının iki katı oranında temerrüt faizi talep edebileceği, ihtarnamede verilen süreye uygun tespit edilen temerrüt tarihine göre davacının dava tarihi itibariyle sorumlu olduğu miktarın tespit edildiği, davalının istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının dava tarihi itibariyle 85.253,26 TL borçlu olmadığının tespitine, davadan sonra yapılan ödemelerin infaz sırasında dikkate alınmasına, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.367,74 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.