YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6983
KARAR NO : 2013/21267
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2012 tarih ve 2009/460-2012/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapmakta iken 08/08/2008 tarihinde tutuklandığını, bunun üzerine Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca müvekkilinin maaşını almakta olduğu banka hesaplarının özetinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça bunun bloke olarak anlaşıldığını ve tutuklu kaldıkları 4 ay boyunca müvekkiline talep etmiş olduğu halde herhangi bir maaş ödemesi yapılmadığını, bankaca yapılan bu işlem neticesinde müvekkilinin ve ailesinin mağdur olduğunu ileri sürerek 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi olmak üzere 11.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, blokenin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün 14/08/2008 tarihli yazılı talimatına istinaden konulduğu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maaşının yattığı hesabına Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2008/16912 sayılı dosyasıyla bloke konulduğu, bu nedenle manevi tazminatın unsurları oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine, davacı vekilinin 19/04/2012 tarihli celsede maddi tazminat talebinden feragat ettiği gerekçesiyle de maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.