Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12568 E. 2013/10178 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12568
KARAR NO : 2013/10178
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

Dolandırıcılık ve tedavüle sahte para sürmek suçlarından sanık …’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 503/ilk (iki kez), 316/4, 318 ve 81/1. (üç kez) maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 2 ay hapis, iki kez 1 yıl 7 ay 15 gün hapis, 165.750.000 Türk lirası, 124.212.941 Türk lirası ve 118.139.719 Türk lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmasına dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/02/2003 tarihli ve 2002/342 esas, 2003/26 sayılı kararının kesinleşmesi sonrası, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında dosya üzerinden yapılan uyarlama sonucunda sanığın, tedavüle sahte para sürmek suçundan 07/02/2003 tarihli ve 2002/342 esas, 2003/26 sayılı kararda hükmedilen cezasının aynen infazına, dolandırıcılık suçlarından ise daha lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 157 (iki kez), ve 52 (iki kez) maddeleri gereğince ikişer kez 1 yıl 6 ay hapis ve 100,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 30/06/2005 tarihli ve 2002/342 esas, 2003/26 sayılı ek kararının temyizini müteakip, hükümden sonra yürürlüğe giren ceza yasaları uyarınca sanığın hukuki durumunun ‘duruşma açılmak suretiyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21/06/2010 tarihli ve 2010/2532 esas, 2010/8928 karar sayılı ilâmı sonrası yapılan yargılama sonunda, dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1 (iki kez) ve 52. (iki kez) maddeleri gereğince ikişer kez 1 yıl 6 ay hapis ve 400,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, tedavüle sahte para sürmek suçundan ise önceki kararda hükmedilen cezanın daha lehe olduğundan bahisle aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 03/12/2010 tarihli ve 2010/315-290 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/03/2013 gün ve 2013/4891/20676 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/04/2013 gün ve 2013/128480 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/12/2010 tarihli ve 2010/315-290 sayılı kararının temyizi üzerine, kararı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17/09/2012 tarihli ve 2011/6922 esas, 2012/27410 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın gerçekleştirdiği uyarlama yargılamasına konu, (13/03/2003 tarihinde kesinleşmiş bulunan) dolandırıcılık eylemleri ile tedavüle sahte para sürmek eyleminin kül halinde parada sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın dolandırıcılık ve tedavüle sahte para sürmek suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun, 09/02/2012 tarihinde alınan ve 18/02/2012 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak, Yargıtay Kanunu’nun 6110 Sayılı Kanunla değişik 14/son maddesi uyarınca 01/03/2012 tarihinde yürürlüğe giren, Yargıtay Daireleri İş bölümüne dair kararın ceza daireleri ortak hükümler başlıklı kısmının 2. maddesinin “bu iş bölümüne dayalı olarak bozma veya herhangi bir nedenle daire dışına gönderdiği işlerden geri gelenlere bakmaya devam edecektir” düzenlemesi ve dosyanın Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nce önceden bozulmuş bulunması karşısında,
İddianamedeki sevk maddeleri ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanunu’nun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesinin tebliğname tarihi itibariyle Yüksek (8.) Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye gönderilmesine, 03/06/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.