Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66398 E. 2013/9919 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66398
KARAR NO : 2013/9919
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Somut olayda; sanığın, ortağı ve temsilcisi olduğu … Taahhüt Ticaret Ltd. Şirketini, iki kişinin müşterek imza ile temsil ettiğini bildiği halde sadece kendi imzasını atarak 200.000.00 TL miktarındaki suça konu çeki düzenleyip katılana vererek bankayı araç olarak kullanmak suretiyle katılanı dolandırdığı iddia edilen olayda; maddi gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması bakımından, katılanın yeniden dinlenerek hangi ticari ilişkiye dayalı olarak suça konu çeki sanıktan aldığının, önceden doğmuş borca karşı bu çekin verilip verilmediğinin sorulması, keşideci şirket yetkililerinin de dinlenip sanığa tek başına çek keşide imzalama yetkisi verilip verilmediğinin şirketteki fiili uygulamanın nasıl olduğunun sorulup tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezasının tayininde takdir olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız yararın iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan haksız elde edilen yararın iki katının esas alınması sonucunda fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.