YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10192
KARAR NO : 2021/8298
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
… İli … İlçesi … Belediyesinde nikah memuru olan sanık …’in, evlenme tarihinde on yedi yaşını doldurmuş fakat on sekiz yaşını doldurmamış olan …’ın, yasal temsilcisinin izni olmadan, evlenme için gerekli belgeler tamamlanmadan ve evlenme kütük defterindeki imzaların katılan …’na ait olmaması nedeniyle katılan … bulunmadığı halde…ile katılan …’nun evlenme akdini gerçekleştirmek suretiyle ”kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu işlediği, sanıklar … ve …’in ise nikah memuru olan sanık …’in talebi üzerine, katılan … bulunmadığı halde evlenme kütük defterini nikah şahidi olarak imzalamak suretiyle…ile …’ nun evlenme işlemlerinin sahte olarak gerçekleştirilmesine yardım etmek suretiyle ”kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğine iştirak” suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; katılan … tarafından nikah işlemleri sırasında kendisinin olmadığı, evlenme beyannamesi ve evlenme kütük defterindeki imzaların kendisine ait olmadığı ve evliliğin yok hükmünde olduğuna dair iddiaların, … tarafından 21.04.2009 tarihinde boşanma talebiyle … Aile Mahkemesi’ne açılan ve 2009/279 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda 16.01.2012 tarihinde tarafların boşanmalarına ve…lehine nafaka ve manevi tazminat verilmesi kararıyla sonuçlanan davaya ilikin kararın, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2012/13978 Esas sayılı kararıyla onanmasından sonra ortaya atılmış olması, boşanma davasının sürdüğü zaman diliminde katılanın bu yönde bir iddiasının olmaması, evlenme kütük defterinde katılan adına atılı imzanın katılan …’na ait olmadığı yönündeki raporun, katılanın huzurda alınan ve katılan tarafından sunulan Aile Mahkemesi’nde yer alan davanın karar tarihine yakın bir süreçte oluşturulmuş evraktan temin edilmiş katılan imzalarına istinaden hazırlanmış olması, tanık …’ın evlenme işlemleri sırasında katılanın bulunduğu ve imzaların katılan tarafından atıldığını beyan etmesi ve sanıkların da savunmalarında …’nun evlenme işlemleri sırasında orada bulunduğunu beyan etmeleri karşısında; katılan …’nun evlenme sırasında hazır bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla, … İli … İlçesi … Belediyesinde nikah memuru olan sanık …’in evlenme tarihinde on yedi yaşını doldurmuş fakat on sekiz yaşını doldurmamış olan …’ın, yasal temsilcisinin izni olmadan ve evlenme kütük defterine göre 14.10.2008 tarihinde…ve … tarafından imzalanmakla evlenme gerçekleşmesine rağmen, evlenme dosyasındaki Evlenme İşlemlerine Mahsus Sağlık Raporlarının 15/10/2008 tarihinde alınmış olması nedeniyle evlenme için gerekli belgeler tamamlanmadan evlenmeyi gerçekleştirmesi şeklindeki eylemlerinin, sahtecilik bilinç ve iradesi ile hareket ettiğinin tespit edilememesi karşısında; kül halinde 5237 sayılı TCK’nin 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı, sanıklar … ve …’in eylemlerinin de TCK’nin 40/2. maddesinde öngörülen özgü suçlarda bağlılık kuralı gereğince bu suça iştirak niteliğinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların ”görevi kötüye kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 14.10.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar …, sanık … müdafileri ile sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.