YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12685
KARAR NO : 2013/10313
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, oy kullanmaya engel olmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Sanıklar …, …, … hakkında “kamu malına zarar verme” suçundan, sanık … hakkında “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Olay günü yapılan yerel seçimler kapsamında … Köyü muhtarlık seçiminde muhtar adayı olan sanık … ile
kardeşleri olan sanıklar … ve …’in beraberlerindeki ellerinde sopa, kürek, dirgen vb aletlerle seçim işlerinin yürütüldüğü ilköğretim okuluna gelip, jandarma görevlilerinin askeri suçlulara oy kullandırdıklarını söyleyerek okulun duvarlarına ve pencerelerine vurup zarar verdikleri, bu esnada pencere demirlerinden birinin kırıldığı, bu hususun kolluk tutanağı ile tutanak içeriğini teyit eden tutanak düzenleyicisi jandarma görevlilerinin beyanları ile sabit olduğu, sanık …’in olay esnasında katılan jandarma görevlisi … …’a hitaben “siz şerefsiniz, rüşvet aldınız, bundan dolayı suçlulara oy kullandırıyorsunuz” diyerek alenen hakaret ettiği olayda, mahkemenin “kamu malına zarar verme” ve “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanıklar …, …, … hakkında “oy kullanmaya engel olmak” suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde;
Sanıkların muhtarlık seçiminde seçmenlerin oy kullanmalarına engel oldukları kabulü ile cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; sanıkların seçmenlerin oy kullandıklarını iddia etmeleri, kolluk görevlilerinin beyanlarında seçmenlerin bir süre oy kullanamadıklarını söylemeleri karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; ilgili seçim evrakının celbi ile oyunu kullanamayan seçmen bulunup bulunmadığı belirlenip, bulunması halinde ilgililerin tanık olarak beyanlarına başvurularak oy kullanamamalarının müsebbibinin sanıklar olup olmadığının tespitinden sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.