Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/7175 E. 2021/11314 K. 29.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7175
KARAR NO : 2021/11314
KARAR TARİHİ : 29.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun taleple bağlı kalınarak kabulüne dair verilen karara taraflarca yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine, davacıların itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına, ıslah dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü
-K A R A R-
Davacılar vekili; 26/09/2017 tarihinde müvekkillerinin desteğinin, … plaka sayılı trafik sigortasız motosiklette yolcu olarak bulunduğunu, bu motosiklet ile dava dışı araç arasında gerçekleşen çift taraflı kazada müvekkillerinin desteğinin vefat ettiğini, desteğin yolcu olarak bulunduğu sigortasız motosiklet yönünden davalının destek zararından sorumlu olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için ayrı ayrı 5.100,00 TL destek tazminatının kaza tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini 71.827,00 TL’ ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, dava dilekçesindeki talep dikkate alınarak davanın kabulü ile her bir davacı için ayrı 5.100,00 er TL destek tazminatının 17.01.2018 den yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacılar vekilince itiraz edilmesi üzerine, itirazın kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakeminin 28/08/2018 tarih ve K-2018/57343 sayılı kararının kaldırılması ile başvurunun kabulüne, eş … için 40.255,00 TL, oğlu … için 11.699 00 TL, anne … için 11.166,00 TL ve baba … için 8.707,00.-TL olmak üzere toplam 71.827,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17/01/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından tazminine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, sürekli işgücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesindeki savunmasında, desteğin kazaya karışan araçta hatır için taşındığını ileri sürerek belirlenecek zarardan indirim yapılması gerektiğini bildirmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.
Somut olayda, destek ile yolcu olarak bulunduğu sigortasız motosikletin sürücüsü arasındaki yakınlık dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda taşımanın başvuranın yararına yapıldığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığından hatır taşıması indirimi yapılmadığı belirtilmiş davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince de aynı gerekçe ile itiraz red edilmiştir.
Ancak yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince olayla ilgili Savcılık Soruşturma dosyası ve dava açılmış ise Ceza dava dosyasının bulunduğu yerden getirtilerek desteğin yolcu olduğu araçta menfaat karşılığı mı hatır için mi taşındığının araştırılması ve %20 oranında hatır indirimi yapılıp yapılmaması hususu tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu’nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda; motosiklette yolcu konumunda olan desteğin kaza tespit tutanağına göre kask takmadığı, ölüm raporuna göre; desteğin genel künt vücut travmasına bağlı öldüğü belirlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti’nce; desteğin belirlenen ölüm sebebi açısından, kask takmış olsa idi sonucun değişip değişmeyeceği, kask takılmayışı ile ölüm arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınarak ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2 ve 3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.