Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/9938 E. 2021/16727 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9938
KARAR NO : 2021/16727
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi

Dava, aksi Kurum işleminin iptali ile 02/05/2013-31/01/2016 tarihleri arasındaki hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi… Hukuk Dairesince verilen kararın davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının davalı …Müzik San. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 02.05.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, davalı Kurumca hizmetlerinin gerçek ve fiili olmadığından bahisle iptal edildiğini, Kurum işleminin eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olduğunu ileri sürerek, anılan işlemin iptali ile davacının 02/05/2013-31/01/2016 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı şirket vekili, husumet itiraz yanında, davacının şirket bünyesinde asgari ücretle çalıştığını, sigorta primlerinin düzenli şekilde yatırıldığını, işveren olarak sorumlulukların yerine getirildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kurum vekili, 2017/HG-66 sayılı denetmen raporu gereğince davacının 02/05/2013-31/01/2016 tarihleri arasındaki çalışmalarının iptal edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda,… Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yapılan tahkikat ve düzenlenen 12.07.2017 tarih HG-66 sayılı müfettiş raporu, tanık beyanları ve dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; davacı, davacının eşi ile davalı şirket eski/yeni hissedarlarının sigorta bildirimleri, davacının 27.01.2016 tarihinde yapılan yerel denetimde fiilen çalışmadığının tespit edilmesi ve ardından çıkışının verilmesi, tanık beyanlarının çelişkili olması ve müfettiş raporunun aksini kanıtlayacak nitelikte yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… İş Mahkemesinin 2018/353-2019/814 E.K. sayılı kararında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, dosya kapsamında dinlenen tanıkların ifadelerinde davacının çalışmasını doğruladıklarını belirterek, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.
Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında eldeki davada, mahkemece tanık sıfatıyla dinlenen davalı işyerinin Merkez çalışanı …’in davacının joker eleman olarak kendisi ile birlikte ve genelde yaz aylarında çalıştığına yönelik ifadesi, Kurum denetmenince davalı işyerinin… şubesinde gerçekleştirilen 20.03.2017 tarihli yerel denetimde şube çalışanı …’ün işyerinde sadece kendisinin çalıştığı ve diğer çalışanların Merkez işyeri çalışanı olabileceğine dair beyanı, …’ün sigorta bildirimlerinin Merkez işyerinden yapılması, komşu işyeri tanıklarının davacının Merkez işyeri çalışanı olduğunu beyan etmeleri karşısında, iptale konu olan dönemde çalışmanın varlığı sabittir.
Şu halde, davacının fiilen ne kadar sürede çalıştığı hususundaki belirleme yetersiz olup, gerekirse dinlenen tanıkların yeniden beyanı alınmak suretiyle, beyanlar arasındaki çelişki de giderilerek, davacının fiilen çalıştığı süreler ve çalışmanın niteliği yöntemince araştırılmalı ve uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.