Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25589 E. 2013/8722 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25589
KARAR NO : 2013/8722
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan ve onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, bir markette çalışan katılanın yanına gelip giderek katılanın oğluna ve kayın biraderine iş bulabileceğini, askeriyeye elaman alınacağını, katılanın oğlunu ve kayın biraderini burada işe yerleştirebileceğini, üst düzeyde bulunan birçok tanıdığının olduğunu, kendisinin Milli İstihbarat Teşkilatı’nda çalıştığını, istediği zaman birçok işi halledebilecek durumda olduğunu, fakat bu işleri yapabilmek için bir takım masraflar yapılması gerektiğini söyleyerek katılandan kimlik çıkartma parası, harç parası ve diğer masraflar adı altında toplam 9.250.00 TL para ve kimlik fotokopisi, ikametgah belgesi, fotoğraf ve diploma gibi belgeleri de aldığı, aldığı, katılan nazarında güven telkin etmek amacıyla sürekli ”Albay’ım” diye hitap ettiği bir şahısla görüştüğü, daha sonra bu kişinin … isimli kişi olduğunu söylediği, bu şahsın askeriyede ihalelere girdiğini, nüfuzlu bir şahıs olduğunu, katılanın yakınlarını işe sokma meselesinin bu kişiyle halledeceğini beyan ettiği, parayı almasına rağmen katılanı sürekli oyaladığı, aldığı belgeleri de iade etmediği böylece sanığın kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan ve onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 2.fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği, somut olayda; sanığın, kendisinin MİT’te çalıştığını, bir çok kişiyi tanıdığını söylediği ve Albayım diye hitap ettiği kişiyle telefon görüşmeleri yaptığı, bu kişinin isminin de … olduğunu söylediği, adı geçen kişinin kim olduğu, hangi görevi yürüttüğü, nerede görev yaptığı hususlarında bir ayrıntıya yer verilmediği, sanığın daha çok, kendisinin tanıdıkları olduğu şeklindeki soyut beyanından hareket ederek haksız menfaat temin ettiği olayda; eylemin TCK’nın 157/1. maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden unsurları oluşmayan TCK’nın 158/2 maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.