YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/25657
KARAR NO : 2022/5334
KARAR TARİHİ : 22.03.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, CMK’nın 253/3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, mala zarar verme suçundan uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de; Mala zarar verme suçu ile ilgili olarak suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik ceza olması ve sonuç olarak hapis cezası seçilmesi durumunda 5237 sayılı TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 50/1-a. bendine göre hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği öngörülmekle birlikte, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle 65 yaşını bitirmiş olduğu ve adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında temel ceza olarak hapis cezasını tercih eden mahkemece, sonuç olarak hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50/1. maddesinde belirtilen adli para cezası dahil seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.